28 Ocak 2009 Çarşamba

Ekrem Dağ ve M.Denizli Rotasyonu

Bu akşam ki maçta bir kez daha anladım ki bu takım da formayı en çok hakeden oyuncu Ekrem Dağ'dır. Sağ, sol, orta, geri, bek, açık... ayırt etmiyor görevini başarı ile yerine getiriyor. Sezon öncesinde transfer edildiğinde herkes 'bu da kim, ne saçma transfer' demişti. Futbolda önyargının yeri olmadığını bir kez daha kanıtladı bize performansı ile Ekrem. Ne bazıları gibi kaprisli ne de bazıları gibi artist. Futbolu da fazla gösterişli değil zaten, top tekniği çok yüksek aldığı topları çok iyi şekilde değerlendiriyor. Bek mevkisine yakın oynadığı maçlarda savunma olarak fazla katkı yapamasa da geriden top çıkarma konusunda takımın yaşadığı sıkıntıya önemli ölçüde ilaç oluyor. Orta saha da açık oynadığı maçlarda ise topla hızlı hareket edebiliyor ve topu ezmeden gereksiz çalımlara girmeden (adamın biri gibi) topu en iyi şekilde forvet oyuncuları ile buluşturuyor. Bu kadar değişik bölge de izledikten sonra nerede oynamalı acaba sorusunun cevabını kendime göre buldum. Bana göre Ekremin yeri sol bektir. Aslında sağ açık ve sol açıkta da çok iyi oynuyor ama solda Tello sağ da da Serdar ve yeni transfer Erkan nedeniyle ona fazla ihtiyaç yok e sol bekte yaşadığımız sorun (19) da ortada, bu durumda en ideal bölge burası oluyor Ekrem için. Bu akşam ki maçta da bu bölgede oynadı ve bence gayette iyiydi ta ki 19 oyuna girene dek. O girdikten sonra Ekrem sağa geçti ve sol kanat bizim için yine 'İnşallah top gelmez' bölgesi oldu.

Kupa maçları takımda yeterince forma şansı bulamayan oyuncular için ve takıma yeni yeni girmeye başlayan genç oyuncular için büyük birer fırsattır. Bu maçta da bunu yaptı M.Denizli, S.Kurtuluş, Bobo ve U.İnceman ilk 11'de yer buldular. S.Kurtuluş'un sağ bekte, Ekrem'in sol bekte oynadığı düzende Sivok savunmanın önünde ön libero olarak görev aldı, onun önünde de Cisse ve Uğur biraz daha hücuma dönük olarak oynadı. Hücum hattında ise S.Özkan solda Holosko sağda ve Bobo'da ortada tek adam olarak oynadı. 4-3-3 gibi oynadık yani, pek alışık olmadığımız bi düzendi bu ama takım bu düzende gayet iyi oynayabileceğini gösterdi. S.Özkan'ın yerine Tello ve G.Zan'ın yerine de Zapo oynarsa çok daha verimli olur takım. Ancak bu durumda da Delgado, Yusuf ve Nobre ne olacak sorusu geliyor akıllara. Bana göre bu sistem de Uğur biraz daha savunmaya yönelik oynarsa Cisse'nin yerine Delgado ya da Yusuf gelir ve orta üçlü biri geride ikisi ilerde değil ikisi geri de birisi ilerde şeklinde oynar. Bobo-Nobre arasında ki tercih ise hocaya kalmış. Nobre hep bi adım önde olsa da Bobo'da sakatlık sonrası 2 golle dönüş yaparak şansını arttırdı. Bakalım kupada ki bu değişiklikler lige yansıyacak mı ?

Esas rahatsız olduğum konuya geliyorum. Maçın 69. dakikasında oyuncu değişikliği yapacağız yeni transfer Erkan Zengin'in girmesini beklerken bi anda karşımızda 19'u görüyoruz. 34 yaşında ki adamı böyle bi maçta sonradan oyuna almanın mantığı nedir biri anlatsın lütfen. Orda takıma alışması gereken bi adam dururken neden 19 ? Neyse sonra nasıl oluyorsa hocanın aklına Erkan'ı almak geliyor ama ne fayda dakika olmuş 82. Bir iki kere topla buluştu ancak bu kadarla tanıyamayız adamı sonuçta. Sonuç olarak bana göre yanlış bi hareketti keşke Erkan'ı daha fazla izleyebilseydik.

2 yorum:

Deke dedi ki...

Hocam 19a takmissin sen de ama :) Birak belki gelistirir zamanla futbolunu. Yas 34, daha yolun yarisi bile degil. Saka bir yana, bu adamin jubile yaptigi gun Besiktas`in kurtuldugu gun olacaktir. Lule saclarina kurban olayim 19, birak artik su topun pesini!!!

carlito dedi ki...

Haklısın yolun yarısı daha geliştirir kendini :)

Zaten tek eksiği orta açamamasıymış, yoksa R.Madrid'de bile oynarmış hazret...

Bi insan 10 senede gram gelişme gösteremeyip nasıl olurda takımdan hiç kesilmez anlamam...