4 Ocak 2009 Pazar

Herşeye Rağmen Direnmek...


Başladı başlayacak denilen kara harekatıda başladı ve işgal iyice ağırlaşmaya başladı.Cami bombalayan namert İsrail şimdi de masum halkın üstüne tanklarla saldırıyor, ölü sayısı 500'ü aştı, uygulanan ambargo nedeniyle gıda ve ilaç stoğu tükenen Gazze kaderine terkedilmiş durumda bir yokoluş girdabına doğru yol alıyor ama buna rağmen direniş sürüyor.Dün okuduğum bi yazıyı paylaşmak istiyorum, 2004 yılında bir suikast sonucu hayatını kaybeden Filistin'in dini liderlerinden Şeyh Ahmet Yasin'in ölmeden önceki son yazısı.Filistin'in yalnızlığını, inancını, davasına bağlılığını ve herşeye rağmen artarak süren direnişini çok iyi anlatan bi yazı :

ALLAH’ım! Ümmetin suskunluğunu Sana şikayet ediyorum!

Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!..Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!..Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!..Tek isteğim benim gibi, Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!..
Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helak olmuş ölüler!..

Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felaketler karşısında?..Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok,ALLAH için ve ümmetin namusu için kızacak?..Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!..Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? ..
Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!..Omuzlarımıza el verecek ve göz yaşlarımızı silecek bir bakış!..


Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilatları ve bariz şahsiyetleri,ALLAH için kızmaz mı!? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;Ey RABBimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mümin kullarına yardım et! diye çağıramaz mı!?..Buna da mı gücünüz yetmiyor!?..Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!..Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek!..Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!..Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin!..Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!..Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!..Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! ..

Temennimiz, ALLAH’ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır!..Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! ALLAH aşkına, bari aleyhimize olmayın!..Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!..ALLAH’ım! Sana şikayette bulunuyorum Sana şikayette bulunuyorum..Sana şikayette bulunuyorum..Gücümün azlığını, imkanımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı sana şikayet ediyorum..

Sen mustazafların RABBisin Sen bizim RABBimizsin Bizi kime bırakıyorsun?..Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı?..ALLAHım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına sana şikayette bulunuyorum…Sana şikayette bulunuyorum!

Gücümüz dağıldı ve Birliğimiz bozuldu Yollarımız ayrıldı Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini Sana şikayet ediyoruz…

Hiç yorum yok: