2 Şubat 2009 Pazartesi

Tabata

Sürekli maç özetlerinde izlediğim için Tabata hakkında çokta sağlıklı bilgilere sahip değildim, taki bugün 90 dakika izleyene dek. Maç özetlerinde izlediğim Tabata arkadaşlarına çok iyi paslar atan, iyi şut çeken, Anadolu Takımlarında olması gereken bi '10 Numara'dan çok daha fazla özelliklere sahip olan bi oyuncu olarak göze çarpıyordu. Bugün 90 dakika izlediğim Tabata ise özetlerdekinden çok daha fazlasıydı. Yıllardır Anadolu Takımlarında bu kadar iyi bi oyun kurucu izlememiştim. Geriden topu alıp ileriye taşıması, oyunu yönlendirmesi, forvette ki arkadaşlarına pozisyonlar hazırlaması ile beni kendine hayran bıraktı. 29 yaşında olması 'keşke daha gençken Türkiye'ye gelseydi' dedirtiyor insana. Beşiktaş'ta Delgado ve Yusuf, Fenerbahçe'de Alex, Galatasaray'da Lincoln olmasa yüce Türk basını onu çoktan gazete sütunlarında 3 Büyüklere getirmişti. (Belki de getirmişlerdir haberim yok)

Bir iki kelam da Gaziantepspor için etmek lazım. İstanbul deplasmanlarında defansa gömülen, ilerde tek adamı bırakıp 'Çanakkale Geçilmez'i oynayan ama bir golle kabak çiçeği gibi açılan kaybetmeye mahkum Anadolu Takımlarına örnek olsun Nurullah Sağlam'ın oynattığı futbol. Demek ki defansa gömülmeden de puan alınabilir 3 Büyüklerden. Takım halinde çok iyi oynuyorlar, öne çıkan oyuncuları yazacaktım ama bi baktım ki tüm takımı yazmışım. Çok iyi bi dakika da golü buldular ancak Alex'in füzesine engel olamadılar yoksa Antep'e 3 puanla dönmeleri içten bile değildi. Başarılı olan Anadolu Takımlarına bakınca hepsinde bir ortak nokta olduğunu görüyoruz: 'Hocasına güvenen yönetim' Eğer takımın başına getirdiğiniz hocaya güvenir ilk kötü sonuçta kapının önüne koymazsanız başarı geliyor. (Bkz. Sivas, Ankaraspor, Kayseri) Bu formlarını devam ettirirlerse zirvenin diğer adaylarından da çok rahat puan alırlar. Anadolu Takımlarının hepsinin böyle kişilikli futbol oynamasını diliyerek postu noktalayalım.

Hiç yorum yok: