8 Mart 2009 Pazar

Hacettepe 2 - 3 Beşiktaş

Hangi sistemle oynuyoruz, kim nerde oynuyor, Ernst bu takımın 'eşeği' mi gibi sorularla geçen bi maçı daha geride bıraktık. Sivok'u Ernst'in yanına yardımcı bi oyuncu olarak koyuyor Denizli diye düşünüyorduk ama Sivok maçı stoperde geçirdi, zavallım Ernst tek başına orta sahada mücadele etmeye çalışıyor ama bu şekilde iki üç maç sonra isyan bayrağını çeker adam. Zapo ve Sivok'un tandem de Toraman'ın sağ bekte Ekrem'in de sol bekte oynadığı bi defans hattı bize en uygun olanı bence ama nedense her maç macera arıyoruz. İlk 15 dakika da kurduğumuz baskı ve gelen goller ile çok rahat bi maç izleriz diye düşünürken hevesimiz kursağımızda kaldı her zaman ki gibi, santrayla beraber kurduğumuz baskıyı biraz daha devam ettirebilsek ilk yarıda farka giderdi maç ama olmadı 2-1'i erken bulan Hacettepe bir anda direnç kazandı ve 3. gole kadar da baya iyi oynadılar. Serdar Kurtuluş'un hiç alakası olmayan bi pozisyonda ofsaytı bozması hem beni hemde Toraman'ı çıldırttı, golden sonra Toraman'ın bağırışı beni Kayseri maçında son dakika da yine Kurtuluş'un hatasından yediğimiz gole götürdü. O golde de Kurtuluş'a çok pis bağırmıştı Toraman. Biraz daha oyuna kafasını vermeli Kurtuluş. Sakatlığı bulunan Nobre'nin yerine ikinci yarıda Holosko'yu neden oyuna almadı Denizli anlamadım doğrusu oysaki üstümüze gelmeye başlayan Hacettepe karşısında etkili bi silah olabilirdi. 3 maçlık seriyi tamamladık kaldı Gençlerbirliği maçı, o maçı da alırsak Sivas'ta final niteliğinde bi maça çıkarız ve Denizli'nin sürekli dillendirdiği ''26. Hafta'' hedefine başarıyla ulaşmış oluruz. 19 Mayıs'ı İnönü'ye çeviren taraftarlarımıza da ayrıca teşekkürler.

Hiç yorum yok: