17 Mayıs 2009 Pazar

Emniyet Ne İşe Yararsın ??

Maç yazısına bu başlık mı atılır demeyin zira çok geçerli sebeplerim var. Diğer büyüklerle oynadıkları maçlarda kale arkasının tamamını rakip seyirciye veren Ankaragücü yönetiminin aklına bir anda %5 kontenjanı gelmiş olmalı ki bize sadece 900 bilet ayırdılar. Çıkan biletlerde 2 dk. içinde tükenince maçı rakip seyircilerin arasında izlemeye mahkum kaldık. Maça bi kaç saat kala stadın etrafında taraftardan çok bilet satıcısı vardı. At hırsızı tipli bi tinerciden aldık biletlerimizi 'olum nerden buluyosunuz bu biletleri' dedim 'kulüp dağıtıyor abi' dedi. Bu şekilde girmiş olduk maça.

Şimdi gelelim başlıkta ki şikayetimin sebeplerine. Stada girişten önce ki polis aramalarından başlayacağım. Sanırım emniyet mensuplarının ellerinde x-ray cihazı var, adamlar dokunmadan arıyorlar yahu herkesi. Bıçak falan olursa cebimizde ellerinde ki sensörler devreye giriyor heralde. Böyle aramamı olur kardeşim, bu kadar olay çıkması muhtemel maçta böyle mi yapılır. İnönü'ye girerken 35 kere arıyorsunuz donumuza kadar. Neyse hadi diyelim o ilk arama, ordan sonra yine aramalar olduğu için fazla dikkat etmiyorlar. Peki ya turnikelerden sonra arama yapanlara ne demeli. Yanımdaki arkadaşım aranmadan girdi içeriye. Giriş kısmındaki zaafların ardından gelelim stadın içindeki duruma. Tribündeki yerimizi aldıktan sonra şöyle bi saha içine bakayım dedim birde ne göreyim. Saha içinde toplasan 50 polis yok ! Abartmıyorum, üstelik maçtan saatler önce falan değil maça 5-10 dakika kala. Bizim maçlara top, tüfek, sis bombası, göz yaşartıcı bombalar, ipini bıraksan adamı paramparça edecek köpeklerle vs. gelen sevgili emniyet tamamı çapulculardan oluşan bu stada bu kadar az adamı göndermeyi uygun görmüş, ne garip. Sürekli kıyaslama yapıyorum ama elimde değil, yapılanlar haksızlık gibi geliyor. İnönü'de polislere bakınca hep Japon turistler aklıma geliyor. Hepsinin elinde bi kamera çekiyorlar habire bi yerleri. Birisi bi hata yapıca hemen kayda alıp maç çıkışı yakasına yapışıyorlar. Peki 19 Mayıs'ta hiç gördünüz mü o kameralı polislerden ? Yalan olmasın ben sadece bi tane gördüm maçın sonuna doğru.

Bu kadar çok kavganın çıktığı bi maç daha izlememiştim ben, sanırsın tribün değil boks ringi mübarek birbirine vuran vurana. E ama normal yani, ilkokulu bile bitirip bitirmediği şüpheli olan bu kadar çapsızı bi araya toplarsan bu kavgalar normal. Peki polis ne yapıyor bu kavgalar sürerken ? Sadece izliyor, evet sadece izliyor. Hani caddede yürüdük meşale yaktık diye bize terörist muamelesi yapan, sıkılmadık gaz, sıkılmadık tazyikli su bırakmayan emniyet bu olayları izledi durdu. Bu ve bunun gibi bir sürü örnek daha. Şimdi soruyorum neye yarıyorsunuz sayın emniyet mensupları ?

Maç için bişey yazmayacağım, son yenilgimizi 1998'de son beraberliğimizi 2003'te aldığımız bi rakibe karşı kazanılmış bi maç benim için antrenman maçından farksızdır. Keşke her rakibimiz bunlar gibi olsa. Altımızdan çıkmıyorlar. Büyük konuşmayı hiç sevmem ama derbide alınacak bi beraberlik bile bizi şampiyon yapacaktır, şu futbolla kazanırız Allah'ın izniyle ama yine de derbi işte ne olup olmayacağı belli olmuyor. Son iki hafta inşallah hasretin bitmesi için.

2 yorum:

stalker dedi ki...

hafta içinde yasa çıktı, artık polis stadlarda görev yapmayacak. sanırım ona yavaştan hazırlık bu.

turhanatakan dedi ki...

yazıdaki şikayetlerinin çoğuna katılmakla birlikte, "E ama normal yani, ilkokulu bile bitirip bitirmediği şüpheli olan bu kadar çapsızı bi araya toplarsan bu kavgalar normal." kısmının biraz basite kaçmak olduğunu sanıyorum. çok uzatmaya gerek yok ama ordakilerin saldırganlığının temel sebeplerinin başında başka sıkıntılar var, misal adam yerine konmamak.

ülkenin en zor girilen lisesinde ve üniversitelerinden birinde okudum. küçük yerde yetiştim, ama hayatımın hemen hemen yarısı (15 sene) garip bir şekilde nefret etmeme karşın ankarada geçti. bu tamamen benim görüşüm olmasına rağmen harcım olmayabilir ve hoş bir görüş de olmayabilir ama lafı evirip çevirmeden söylemek gerektiğini düşünürüm söylenebilecekse. beş para etmeyen ve ne yazık ki beş para etmediğinin farkında dahi olmayan nice üniversite mezunları, hatta daha da tahsillilerini tanıdım. öte yanda ilkoukul terk olup da düzgün olan bir dolu insan da. bu nedenle daha çok seneyi okumakla geçirmenin şu dünyada insanı daha çok puştluğa sevk etmeye meyilli olduğunu düşünerek, sadece okumadıkları için bir kısım insanın çapsız ve kavgacı diye adlandırılmalarını yadırgadım.