27 Temmuz 2009 Pazartesi

Hidayet

Sabah gazetesinde Nazlı Ilıcak'ın köşesinde çok ilginç bi yazı anı vardı bugün, Toronto'ya transfer olan milli basketbolcumuz Hidayet Türkoğlu ile ilgili bu anıyı okuyunca çok şaşıracaksınız.

Ünlü basketbolcu Hidayet Türkoğlu, Eminönü'nde eşiyle birlikte geziyordu. Yeni Cami'nin önünde simit satan bir çocukla karşılaştılar. Türkoğlu, yaklaştı ve

"Simidin kaça... Koç?" diye sordu.

- 30 kuruş ağabey... çıtır çıtır...

- Kaç simit var ?

- 70-80 tane var herhalde.

- Hepsini alsam ne tutar ?

- 24 lira...

- Al sana 30 lira. Farz et ki hepsini aldım.

Ünlü basketbolcunun eşi şaşırmıştı; eşine usulca sordu:

"Niye böyle yaptın? Yemediğimiz simitlerin parasını neden verdin?"

- Boş ver sorma...

Ama hanımı ısrarlıydı. Bu yüzden, Hidayet Türkoğlu açıklamak zorunda kaldı:

-Tablanın kenarı dikkatini çekti mi? İyice baksan görecektin. Köşeye bir isim kazınmıştı.

- Ne ismi ?

- Hidayet...

- Yoksa ?

- Evet o tezgâh eskiden benimdi.

Hiç yorum yok: