27 Ağustos 2009 Perşembe

Kolay Takım Değil Kolay Fikstür

Kura çekimine saatler kalmışken kura tahminleri havada uçuşurken ben başka bi konuya dikkat çekmek istiyorum. Kura konusunda pekte bi şanslı olduğumuzu söyleyemeyiz, Barcelona ve Milan'ı aynı anda çekmiş bi takımız (diğer takım olan Leeds'in de o sezon maşallahı vardı) , adını bile bilmediğimiz bi sürü takım varken gidip tek tanınmış takım Tottenham'ı son torbadan çekende biziz, o yüzden hiç boşuna ilk torbadan Milan gelsin Sevilla gelsin, ikinci torbadan Alkmaar gelsin Rangers gelsin, son torbadan Wolfburg dışında bi takım gelsin hayallerine kapılmayalım. Bırakın kim gelirse gelsin önemli olan fikstürdür bizim için.

Şimdi ilk torbadan kim gelirse gelsin tek bi isteğim var o da onlarla yapacağımız iç saha maçının grup son maçı olması. Genelde bu son maçlara ununu eleyip eleğini asmış olarak geliyorlar bu takımlar. Galatasaray'ın 2006-2007 sezonunda Liverpool'u Olimpiyat Stadında yendiği maç böyle bi maçtı mesela, Fenerbahçe'nin Man. Utd'yi 3-0 yendiği maçta böyleydi. 2 gün sonra sezonun 5. kupasını kaldıracak olan (büyük ihtimalle) Barcelona grup son maçında Nou Camp'ta Shaktar'a 3-2 yenilmişti örneğin. Tabi grupta 1. lik ile 2. arasında büyük fark olması da önemli oluyor bu durumda. 1. olup daha zayıf takımlarla eşleşmek isteyen büyük takımlar bu maçlara asılabiliyorlar. Bununda çaresi belli; 1. torbadan gelen takımın önüne geleni süpürmesi. 2 sezon önce grupta puanlar çok homojen şekilde dağılmıştı herkes herkesi yenebiliyordu, Liverpool'un evinde Marsilya'ya kaybetmesi bizi çok kötü etkilemişti hatırlarsanız. İlk maçı içerde oynamakta büyük avantaj sağlıyor umarım bu konuda da şans yanımızda olur.

Gönül tabi ki kolay rakipler gelsin istiyor ama gelmezse de bahsettiğimiz fikstür avantajı gerçekleşirse büyük avantaj yakalarız. Kura çekimine 'ballı' Mustafa gitsin derim ben şahsen, belki kura şanssızlığımızı kırarız böylece :)

Hiç yorum yok: