26 Kasım 2009 Perşembe

Şeytan Taşlama

Grup kuraları çekildiğinde birisi çıkıp deplasmanda 4 puan alacağımızı ama gruptan çıkamayacağımızı söylese bi tarafımızla gülerdik elbette. Şimdi gelde içerde kaybettiğimiz Wolfsburg maçına yanma. Şimdi CSKA ile resmen final maçına çıkacağız, üstelik bizim galibiyetimiz tek başına yetmiyor, Almanya'dan da hayırlı haberler bekleyeceğiz. Üzerindeki baskıyı atan takımımızın o maçta da gereken skoru alacağını umuyoruz tabiki, yoksa Old Trafford'da alınan galibiyetin prestijden başka anlamı kalmaz.

Kasım ayına girdiğimizde herkes zorlu fikstürden kaç puanla çıkarız bunun hesabını yapıyordu ama kimse Trabzon-Fenerbahçe-Manchester Utd. 3lüsünden 9 puanla çıkacağımızı öngöremezdi. Çok büyük iş başardık. Galibiyetin mimarı olarak Rüştü'yü görüyorum ben, özellikle son dakikalardaki kurtarışlarıyla 'ben yıkılmadım' dedirtti, helal olsun Rüştü'ye. Defansif anlamda karakterli bi takımın neler yapabileceğini de bir kez daha görmüş olduk. Ferrari-Ernst-Fink nere iki sezon önceki defans hattımız nere (G.Zan-Diatta-M.Sedef-Koray) Burnu kırılan İ.Toraman ve İ.Kaş'ta müthiş savaştılar dün gece. Ekrem'i beğenmeyenler burun kıvıranlar bugün en yakın hastaneye burunlarını düzeltmeye gitsinler. İ.Üzülmez ve İsmail'i önlü arkalı oynatmak çok akıllıca bi fikirdi ki bu da meyvesini verdi, İsmail'in maçın belli bölümlerinde forvete kadar gitmesi ve sanki 40 yıldır CL'de oynuyormuş gibi panik yapmadan sakince işini yapması yüzleri güldürdü. Tello golü attı ve yokoldu Bobo zaten hiç yoktu ancak maçı kendi yarı alanımızda kabul ettiğimiz bi maçta onlarada fazla bişey diyemiyoruz.

Maçtan önce fark bekleyen, elalemin şeyiyle gerdeğe girmeyi alışkanlık haline getirmiş leş kargalarına fırsat vermediğin için teşekkürler Beşiktaş'ım.

Hiç yorum yok: