23 Kasım 2009 Pazartesi

Polis Kameraları Ne İşe Yarıyor ?

Maçın devre arasında Eski Açıkta çıkan olayları herkes Tv'den ya da stadın belirli yerlerinden görmüştür ama olayların tam ortasında bulunan biri olarak dikkatimi çeken bazı detayları paylaşmak istiyorum. İlk yarının bitmesi ile beraber skorboard'un hemen arkasındaki duvarın oraya bikaç Fenerli çıkmış ellerine ne gelirse atıyorlar bizim tarafa doğru, sonra bizim taraftan da yüklenmeler başlıyor onlara karşı ve araya hemen polis giriyor ve üzerlerine şişe, koltuk ve çakmak gibi maddeler yağan taraftarları süpürüyor atanları durdurmak yerine ! Oysa ki Fenerbahçelilerin olduğu tarafta 3-5 kişi atıyor herşeyi onları durduran kimse olmadığı için ellerini kollarını sallaya sallaya yanıbaşımıza kadar gelebiliyorlar, bizi durdurmaya çalışan Emniyet Amirine 'onları neden durdurmuyorsunuz' diye sorduğumda 'tamam siz çekilin onlar dururlar' cevabını alıyorum ama bu sırada üzerimize yabancı maddeler yağmaya devam ediyor, biri az daha konuştuğum amirin başına değiyordu (keşke kafasına gelseydi de feleği bi şaşsaydı) Esas değinmek istediğim konu ise polis kameraları. Bizim tarafta o kadar çok polis kamerası var ki sanırsın maç değil Oscar'da Kırmızı Halı töreni yapılıyor. Fener tarafında ise bi tane göstermelik kamera var o da nereyi çekiyor meçhul. Bu tip tutarsızlıklar hemen her maç yaşanıyor ve değişen hiçbişey olmuyor malesef. Başımızda ki başkan bozuntusu bizi kimlik kontrolü ile stada alacağına biraz şu işlerle ilgilense hiçte fena olmayacak.

Pişmanım

Tümer Fenerbahçe'ye gittikten sonra sarı lacivertli forma ile İnönü'ye ilk çıktığında yüzünden belliydi ne kadar pişman olduğu. 2 gün önce M.Topuz'da da aynısını gördüm ben. Maç içerisinde ki hal ve tavırlarından da açıkça belli oluyordu pişmanlığı. Sırf bizim şampiyonluğumuz gölgelensin diye alınan bi mal olduğunu o da anlamış demekki. Bundan sonra adımlarını daha bi düşünerek atar umarım.

14 Kasım 2009 Cumartesi

Sanma ki Susacağız

Temizlik tam gaz devam ediyor. Küfür ettikleri gerekçesiyle 36 taraftara 1 yıl stadlardan men cezası geldi. Ceza alanlar arasında Alen'de var. Bu cezalar ilerleyen haftalarda 'yeter' diyeceklere bir gözdağı niteliğinde tabi ki. Şeref tribününde onca adamın ortasında taraftarına küfreden bir başkanın bu yıldırma hareketlerine teslim olacak değiliz biz. Fenerbahçe maçında da var gücümüz ile bağıracağız. Gelde sustur bizi başkan susturabiliyorsan !

Benim en çok zoruma gidende asıl görevi memlekette huzuru sağlamak olan Emniyet'in bu oyuna ortak olması. Küfür eden taraftarlar bu cezayı alıyorsa kadın çocuk ayırmaksızın taraftar dövenler ne olacak ? Küfürü tespit eden kameralar onları neden tespit etmiyor ya da edemiyor ? Bir alt postta dediğim gibi siz önce gidin faili meçhullerle uğraşın sonra sıra bize de gelir.

Zamanında biz Demirören'i istifaya davet ederken bizi susturan arkadaşlar mutlumusunuz şimdi ??

08 Kasım 2009 Pazar

Mr. Muscle ve Müdür

Temizliğe devam ediyor bizim büyük (!) başkan. Bu boş deplasman tribünleri de bu temizliğin bi parçası. Önce kendisini temizlemesi gerektiğini anlayana kadar deplasmanlar böyle geçecek malesef. Utanmasa İnönü'ye bile almayacak bizi artık. Ne koltuk sevdasıymış arkadaş.

Ben bu yazıyı yazdım diye şimdi İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın benim peşime falan düşmesin. Memlekette herşey sütliman asayiş her daim berkemal ya sayın emniyet müdürü işi gücü bıraktı bizim peşimize düştü. Neymiş başkana küfür etmişiz. E oda bize ediyo, adam tutup bize saldırtıyor, önce onu yakalasana müdüüüüür ! Küfürü hoşgörmüyorum tabi ki ama adam gibi istifa et diyince anlamıyor adam, bizde onun sevdiği tarzda tepki veriyoruz (göreve küfürle geldi) Sen önce faili meçhulleri bi çöz, esas suçluları bi yakala sonra sıra bize de gelir. Baktın olmuyo Osmaniye'ye bi telefon aç ordaki iyi bilir bu işleri az uğraşmadı bizle sonuçta.


Resim için ''Rakamla 10'' bloga teşekkürler. İzinsiz aldım kusura bakmasın :)

Sayın Kongre Üyeleri

''DEMİRÖREN SANDIKTAN ÇIKMASIN, VİRÜS DAHA FAZLA YAYILMASIN''

07 Kasım 2009 Cumartesi

Trabzonspor 0 - 2 Beşiktaş

Kaleyi bulan ilk şutunu 48. dakikada atan ve bu şutta golü bulan takımımızın böylesine zorlu bi deplasmandan 3 puanla dönüyor olması çok sevindirici. Oynadığımız defansif futbol çok eleştiriliyor ama eldeki mevcut kadro ile ancak böyle bi oyun oynanırdı bence. İlerde kullanacak fazla adamımız olmadığına göre yapılacak şey belliydi; geri çekilip beton gibi sapasağlam olan savunmamıza güvenip sürpriz gol(ler) bulmak. Herşeyden önce Hakan'a değinmek lazım aslında, en az 5 tane %100 lük golü önledi bugün kurtarışlarıyla. Bu 3 puanda Hakan'ın payı çok büyüktür, hakkını teslim etmek lazım helal olsun. Maça nasıl başlıyorsa öyle gidiyor Hakan, maçın başlarında Umut'un kafa vuruşunu ve uzaktan şutunu çıkarması motivasyonunu yükseltti ve bu sayede müthiş bi maç çıkardı. Üst üste bi kaç maç böyle oynarsa özgüvenini tekrar geri kazanır ama Rüştü efendi kafasına eserse sakatlıktan çıkar (!) ve kaleyi alır tekrar.

İsmail'in savunması kötü diyor çoğu kişi ancak bugün çok iyi savunma yaptı bana göre, üstelik önünde kimse yoktu Ernst'in yardımlarını saymazsak. Gittikçe yükselen bir grafiği var, Ferrari ve Sivok'tan biraz daha bişeyler öğrenirse dört dörtlük bi bek olur. Üzülmez'i yedek kulübesinde görmek ne de güzel oluyor be. İlk yarıda çok etkisiz görünen Nobre ve Tabata'ya ise fazla bişey diyemeyiz çünkü ilerde çok yanlız kaldılar. Onlara bişey diyemeyiz ama sonradan oyuna giren Bobo'ya bişeyler diyebiliriz. 80. dakikada bitebilirdi bu maç ama sağolsun ruhsuz Bobo zor olanı yaptı ve bomboş kale dururken topu kaleciye nişanladı, aklının Beşiktaş'ta olmadığını çok belli ediyor. Biran önce gitsin nereye gidecekse bizde rahatlayalım böylece. Forvette İlhan Mansız'ı Pascal Nouma'yı görmüş adamlarız biz Bobo gibi ruhsuzlar bünyede şişkinlik yaratıyor. Ruhsuzgillerden Uğur İnceman'a da değinmek lazım. Aslında ruhsuz değil bizzat kendisi ruh adamın. Altyapıda ondan çok daha iyi oyuncular var yazık oluyor çocuklara.

Trabzonspor içinde bi kaç şey söylemek lazım. Geçen sezon Ersun Yanal'ı istifa ettirdiklerinde bitirmişlerdi aslında bu sezonu da. Tam emeklerinin karşılığını almaya başlayacakken yedi bitirdiler adamı. Bu sezona Ersun Yanal ile girselerdi çok daha iyi durumlarda olurlardı bence. Ersun Yanal giderken onun başını yiyenler olarak Umut-Gökhan ikilisini idam sehpasına yatırmıştık ama yanılmamışız. Yazık bu Trabzon defansına yazık bu Trabzon orta sahasına, adamlar herşeyi yapıyorlar ancak ilerdeki iki etkisiz eleman bütün emeği heba ediyor. Trabzonspor taraftarına da çok şaşırdım, yönetimi istifaya davet ediyorlar ya ondan. Kardeşim yönetim daha ne yapsın, eldeki imkanlara göre iyi bi kadro kurdular bence Umut odunu bomboş pozisyonda golü atamıyorsa yönetim ne yapsın, Gökhan ayağına gelen bi topa bile hareketlenmiyorsa suçu yönetimde aramayacaksın. Formda bi Fatih Tekke olsa şu takımda olacakları düşünmek bile istemiyorum. Trabzonspor'un reçetesini de yazdığımıza göre yazımızı bitirmenin zamanı gelmiştir.

05 Kasım 2009 Perşembe

Sinan Bolat

Standart Liege'in maçlarını 90 dakika takip etme şansımız olmadığı için maç özetleriyle yetiniyoruz ancak o kısacık özetler bile Sinan Bolat'ın ne kadar iyi bi kaleci olduğunu gösteriyor bize. 21 yaşında ancak hiçte acemi durmuyor kalede. Yaşadığımız kaleci sorunu malum. E yabancı kontenjanından dolayı kaleyi bi yabancıya emanet etme gibi bi lüksümüz de yok. Gordon, Zapo, Delgado döndüğünde 11 yabancıya ulaşacağız ! Hani bu hengamede ne kadar kafa yorulur bu konuya bilmiyorum ama kimse kapmadan gidip almak lazım bu çocuğu. Bu performansı sürerse yakında milli takımın kalesini de rahatlıkla devralır.

Almak lazım diyorum ama bir yandan da kendisi için gelmemesini istiyorum çünkü yiyeceği ilk hatalı golde adamı günah keçisi ilan edeceğiz yuhalayacağız. Kalecilere sabır gösterme konusunda hiç iyi değiliz. Defans hattını Baki-Zan-Diatta-M.Sedef-Gordon gibi adamlardan kurup kaleciyi suçlamışlığımız yok değil hani. Ulan bu defans hattının arkasında kalede Buffon-Cech-Casillas üçlüsü güçlerini birleştirse yine bişey yapamaz.

Rüştü sezon sonunda ayrılacağım falan demiş sanırım, zaten taraftar tepkilerinden sonra kalması sürpriz olur. Hakan ise artık kafa olarak bitmiş durumda, bu saatten sonra ondan bize yar olmaz. Büyük bir kaleci sorunu bizi bekliyor dostlar. Az derdimiz var ya bunu da ben hatırlatiyim dedim !

04 Kasım 2009 Çarşamba

Yılmaaaaz Bu Ne ?

-Rezil kere rezil bi insandır ağam.

-Ne olmuş ki bu adam bu kadar sinirlenmiş ?

-Göreve geldiğinden beri yönettiği takımını başarıdan başarıya koşturmasına rağmen (!), aldığı her futbolcudan milyon dolarlar kar etmesine rağmen (!), yaptığı büyük büsbüyük işlere rağmen kendisini istifaya davet eden taraftarlarına isyan ediyor kendisi.

-Etrafında ona acıyan gözlerle bakanlar kim peki ?

-Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, Federasyon yöneticisi Lütfi Arıboğan, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Beşiktaş'ın eski yöneticilerinden işadamı İhsan Kalkavan ve Azeri milyarder Mübariz Mansimov.

-Bu kadar önemli adamların yanında böyle hareket etmekte neyin nesi Yılmaz, ne yapmak lazım bunu ?

-Ocak ayında seçim var ağam, bir güzel sandığa gömmek lazım ama pek ihtimal dahilinde görünmüyor bu.

-Neden ?

-Başkanın paralı KÖPEKLERİ var ağam, bana oy vereceksiniz dedin mi verirler hiç durmazlar. Takım batmış bitmiş onların pek umurlarında değildir onlar kendi çıkarlarına bakarlar.



Şu görüntünün anlattıkları aslında daha fazla ama bu kadarını yazalım yeter bize. Sen değilmiydin küfürle gelen sayın başkan. Bak işte o kullandığın pis silah gün gelir seni de vurur. (Silahı kullanan yani küfür eden taraftarlara ise hiç girmiyeceğim, siz değilmiydiniz yıllarca bu adamın yaptıklarına karşı sessiz kalan, şimdi küfür ederek kendinizi de rezil ediyorsunuz)

Kuyunun dibindeyiz an itibariyle, ya Ocak'ta adam gibi bi yönetim gelir herşeyi temizler ya da bu insan müsfettesi tekrar gelir ve herşey olduğu gibi devam eder.

Yeteeerrrr !!


İnsanda biraz utanma biraz arlanma olur be, daha ne olmalı senin istifa etmen için bilmiyorum ki. Küme falan mı düşmeliyiz gitmen için. O kadar yüzsünsün ki istifaya çağrılırken bile aklından ''nasıl etsem de Ocak'ta tekrar başkan seçilsem'' düşünceleri geçiyor biliyoruz bunu. Bu saatten sonra top artık kongre üyelerinde. Bu adama (buradaki adam lafın gelişidir) oy veren BEŞİKTAŞLI DEĞİLDİR SATILMIŞ KÖPEKTİR !! Bu kadar açık ve net.
Gülüşe bak allasen ya, Allah bi daha yüzünü güldürmez inşallah ne diyim ki ben sana daha...

Sen Önce Kendine Bak !

Sanki kendisi görevini tam yapmışta bi de utanmadan taraftara sallıyor Mustafa Denizli. Evet bugün çok iyi bi taraftar performansı sergileyemedik ancak taraftara gelene kadar neler var neler sayın hocam. Taraftarın yönetim aleyhine yaptığı tezahüratlar takımı etkiliyormuş ! Bak sen şu işe yahu, sanki takım takır takır top oynuyorda taraftar engel oluyor kaldı ki yönetim aleyhine tezahüratlar 2. golden sonra başladı. Yönetim-hoca-futbolcu bir oldunuz herşeyin içine ettiniz şimdi suçu başka yerde değil kendinizde arayın lütfen. Şikayet ettiğiniz bu taraftar ile nice başarılar yakalandı...