25 Haziran 2009 Perşembe

Ve Nihat Yuvaya Geri Döndü

Yönetim durdu durdu sonunda patladı. İsmail ve Rıdvan'dan sonra Nihat'ın dönüş haberi geceye bomba gibi düştü. Bonservis olarak 4.5 Milyon Euro ödenecekmiş, Nihat'ın ne kadar alacağı henüz belli değil. Delgado ve Nobre siz biraz kenara çekilin bakiyim yeni kaptan geldi :)

İsmail Köybaşı Beşiktaşımızda

Sonunda beklediğim haberi almış bulunmaktayım, uzun zamandır bi transfer haberine bu kadar sevinmemiştim. Hem yetersiz olan yerli oyuncu sayımızı arttırmak hem de yıllardır kangrene dönen sol beke adam almak farz olmuştu. Bu açıdan biçilmiş kaftandı İsmail, bu sezon çok olmasa da en az 4-5 maçını izledim bu genç kardeşimizin. Ülkemiz de pek alışkın değiliz adam gibi sol bek çıkmasına ama çıkınca da böyle iyileri çıkıyor işte. Bu bölge için yabancı oyuncu almak zaten dolu olan yabancı kontenjanını iyice arap saçına çevirirdi. Üzülmez'de Gaziantep'ten gelmişti ve kazık çakmıştı sol beke. Umarım İsmail'de yıllarca başarıyla takıma hizmet eder ancak mümkünse Deli gibi ömrümüzü yemeden olsun. Güzel oldu bu iş ama biraz yarım oldu, Murat Ceylan'da alınsaydı dört dörtlük olurdu. Bizimkiler mi istemedi yoksa Antep mi satmadı bilmiyorum ama orta sahamızda görmek istediğim isimlerin başında geliyor. Kabus gibi başlayan transfer sezonu yavaş yavaş hareketlenmeye başlıyor umarım doğru adımları atarak gerekli takviyeleri yaparız. Bu arada sanırım Karşıyaka'dan Rıdvan Şimşek isimli bi adam almışız, adını ilk defa duydum ama Ümit Milli takımda da oynuyormuş, 18 yaşında ve sağ kanatta görev yapıyormuş.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Soda İç Soda

Lig bitti artık sustular da rahatladık diyordum ama duramamış yine antipatik herif, birileri hayrına kuduz aşısı falan versin bunlara yoksa susacakları yok. Demirören ördüğü dertler yüzünden biz unuttuk çifte şampiyonluğu ama bu hala unutamamış. ''Temiz bir lig olmadı'' demiş kendileri. Pislik içinde boğulupta nasıl temizlik hakkında ahkam kesebiliyor onu araştırmak lazım öncelikle. Bak gülüm önünde ŞL ön elemeleri falan var git onlara yoğunlaş transfer falan yap stadın çatısını bacasını onar, UEFA affetmez söyliyim. Ha bu hazırlıkları yaparken bi yandan da olası elenme durumunda (turu geçmenizi canı yürekten diliyorum) ne gibi sataşmalarda bulunacağını düşün, kime laf atacağını planla. Mesela çık de ki ''Manchester United'ın ve Barcelona'nın maçlarını izledim sanırım UEFA bizi ŞL Şampiyonu yapmayacak, burnuma pis kokular geliyor'' tam senin lafın olabilir. Bu tip işlerle uğraş, bırak Şampiyonluğumuza b.k atmayı işine bak. Birde unutmadan soda iç soda iyi gelir.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Gözünaydın Beşiktaş Sağlık Kurulu !

Bu adam için çok yürekli şöyle ciğerli böyle bilmemneli diyenler umarım görmüşlerdir gerçekleri. Zan bizi sattı Galatasaray'a gitti falan demiyorum ama bi oyuncuyu sıfatlandırırken biraz daha düşünmek gerektiğini düşünüyorum. Geçen sezon sözleşme yenilerken yaptıklarını hatırlıyordur herkes, hem 1+1 yıllık sözleşmede diretmesi hemde derin pazarlıklara girmesi içinde ne kadar büyük bi Beşiktaş sevgisi olduğunu gösteriyordu !! Bu kadar kazmalığına rağmen verdiğimiz paralara acıyorum ben, Allah'tan para falan kazandırarak gitmedi, mazallah ondan gelecek paradan da bi hayır gelmezdi sahte falan çıkardı paralar. Şuan için bizi heyecanlandıracak bi transfer olmadı ancak bu ayrılık en az bir yıldız transferi kadar sevindirdi beni. Galatasaray açısından büyük risk bu transfer, elbet vardır bi bildikleri ama piyasa da Ediz gibi Eren Güngör gibi genç alternatifler varken neden bu canlı bombayı aldılar merak ediyorum. Neyse işin o kısmı bizi pek ilgilendirmez. Hazır Eren Güngör demişken umarım Gökhan'ın yerine alırız bu genç yeteneği, Kayseri 100 Milyon da versek satmaz ya orası da ayrı konu. Sanırım Mustafa Denizli Papa Gueye isminde ısrarcı, Gökhan'ın gidişine de bu yüzden göz yummuş olabilir (Beşiktaş ayakta uyuyor hiçbişeyden haberi yok gibi yorumlar yapılıyor ama bu işten kesin haberleri vardır) Belki de Zapo'nun takımda kalmasına karar verilmiştir, ondandır bu yol veriş. Önümüzde ki günlerde bulacağız bu soruların cevabını. Başlıkta da değindiğim gibi bu transfere en çok sağlık kurulumuz sevinmiştir, onlardan sonra da her derbi de (özellikle de İnönü'de ki Fb derbileri) kanser olma tehlikesi yaşayan bizler sevindik tabi ki. Galatasaraylı arkadaşlara şimdiden kolay gelsin diyorum. Taçtan ofsayt olur mu olmaz mı bunu bilmeyen bi stoper aldınız Allah sabırlar versin.

12 Haziran 2009 Cuma

Güle Güle Umbro Hoşgeldin Adidas


Henüz resmi bir açıklama gelmedi ama büyük bir aksilik çıkmazsa Beşiktaşımızın yeni forma sponsoru Adidas olacak. 10 yıl önce vedalaştığımız Adidas'la yeniden anlaşmış olmamız beni ziyadesiyle memnun etti. Özellikle de bu 10 yıllık süreçte Umbro ile geçen bi 4 yıl var ki Allah düşmanıma vermesin böylesini. Bu sezon hariç ne güzel bi forma yapabildiler ne de kaliteli bi çizgi tutturabildiler. Kaldı ki bu iş sadece forma üretmekle de bitmiyor, antrenman ürünleri de tasarlayıp sunmak lazım, bu açıdan da vasatı geçemeyen bi performans gösterdi Umbro. İlk yıkamanın ardından çakma formalardan bile beter duruma gelen kalitede forma üretme başarısını gösteren Umbro'ya bu 4 yıl için teşekkürler demeyeceğim elbette, inşallah tez vakitte iflasa falan sürüklenirler. Lyon'un İngiltere ve İsveç Milli Takımlarının bir sezon önce giydikleri formaları Siyah-Beyaz'a çevimekten başka bişey yapmadılar. Neyse Umbro mazide kaldı artık çok şükür. Aslında Reebok ve Puma giydiğimiz dönemlerde taraftarlarımız memnundu iki markadan da, neden vazgeçtiğimizi hala merak ediyorum Reebok ve Puma'dan.
Herşeyden önce artık kaliteli formalar giyeceğiz bu açıdan iyi oldu bu iş, Nike'da iyi giderdi aslında ama Avrupa'da ürettikleri gibi güzel formalar üretmiyorlar burda, Ankaraspor ve Trabzonspor'un bu sezon giydiği formaları görünce Nike'ın ülkemizde bu işi pekte önemsemediğini görüyoruz. Üstteki iki forma Forza Beşiktaş'tan Deniz Sabuncu isimli arkadaşımızın tasarladığı formalardır, ben çok beğendim şahsen, umarım bunlara benzer formalar giyeriz. Forza'da pek çok güzel tasarım var merak edenler forumda açılan topicleri güzel bi incelesinler derim. Son bi kaç yıldır moda olan armamızın üstüne Kartal koyma adetinden de artık vazgeçeriz umarım, tek başına arma çok daha şık duruyor, illa bi kartal koyacaklarısa ense kısmına küçük şık bişey yapabilirler. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun takımımıza.

Real Madrid ve FIFA Yılın Futbolcuları

Real Madrid ve FIFA tarafından yılın futbolcusu seçilen isimler arasında güzel bi bağ var. Son 13 yılda ödülü kazanan toplam 8 oyuncunun 6'sı Eflatun Beyazlı formayı giydi, sadece 1999'da ödülü kazanan Rivaldo ile 2004 ve 2005'de duble yapan Ronaldinho'nun yolu Madrid'e düşmedi. Zaten 2005'ten bu yana ödülü kim aldıysa onu aldı Madrid.

F.Perez'in 2000'lerin başında başlattığı 'Los Galacticos' kadrosu ödülü 1996-1997-2002'de kazanan Ronaldo, 1998-2000-2003'te kazanan Zidane ve 2001'de kazanan L.Figo'dan oluşuyordu. Yeni Galacticos hareketi ise ödülü son iki yılda kazanan Kaka ve C.Ronaldo ile hızlı bi start aldı. 2006 yılında yılın futbolcusu seçilen F.Cannavaro dışında diğer tüm isimleri takıma kazandıran ismin F.Perez olduğunu belirtmeye gerek yok sanırım.

FIFA'nın 2009'da kimi yılın futbolcusu seçeceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Ama Madrid'in o futbolcuyu alması bundan öncekiler gibi kolay olmaz hatta imkansızdır. 2005'ten bu yana ödülü alanı takıma katan Madrid seneye bu işe ara vermek zorunda kalacak.

11 Haziran 2009 Perşembe

Beşiktaşlılık Biraz Da Acı Çekmektir

Erdoğan Aktaş döktürmüş yine, gündeme değineyim derken ne de güzel bağlamış Beşiktaşlılığa. Biz de artık bi reflekse dönüştü bu, 7'sinden 70'ine kadar konu ne olursa olsun onu bir şekilde özdeşleştiriyoruz acımızla sevincimizle coşkumuzla. Lafı fazla uzatmadan yazıya geçelim. Teşekkürler Erdoğan Aktaş...

Bir bardak suda Mehmet Topuz fırtınası kopuyor. Neden? Çünkü O, “Ben Beşiktaşlıyım” dedi. Fenerbahçe devreye girdi, Kayserispor başka atraksiyonların peşinde, Beşiktaş’ta ise her zamanki gibi iletişim ve yönetim sorunu var.

Kısacası üç kulüp birden saçmaladı, olan gencecik bir futbolcuya oluyor.

Haberlere göre, Mehmet Topuz odasına kapanmış ve ağlıyormuş. Acı çekiyor. Şimdiden Beşiktaşlı olmuş yani.

Üzülme Mehmet, Beşiktaşlı olmak, biraz da acı çekmek demektir.

Sahada, tribünde, sınıfta, mahallede, masada, barikatta acı çekmektir Beşiktaşlılık.

O formayı giymek için acı çekersin, ama bitmez. Yapılan haksızlıklara, dönen dolaplara, sistem içinde olup bitene, çalan haksız düdüklere, olmadık cezalara, dayanamazsın, acı çekersin.

Bu takımın formasını giyen de acı çeker, gönül veren de.

Çünkü Beşiktaşlılık biraz da acı çekmektir.

Üzülme Mehmet…

Mesela benim için, 16 yaşına kadar şampiyonluk görememek, ama aşk ile bağlanmaktır Beşiktaşlılık. Sadece bu mu? Tabi ki değil.

Göğüs göğüse mücadele edip, sonra Türk futbol tarihine kara bir leke olarak geçen bir maçta, rakiplerin yaptığı şikeyle şampiyonluğu kaybetmektir Beşiktaşlılık.

Şampiyonluğa yürüyen takımını, çoluk çocuk, kadın erkek coşkuyla, karnaval havasında desteklerken, tazyikli su, cop ve göz yaşartıcı gazlarla yapılan saldırılara karşı direnmektir Beşiktaşlılık.

Sonucu kutsayarak edebiyat yapanlara, karda yürürken iz bırakmamaya çalışanlara inat, Türk spor tarihinin altın sayfalarına, bir adım da Siyah, diğer adımda Beyaz ayak izleri bırakmaktır Beşiktaşlılık.

Üzülme Mehmet, Beşiktaşlılık biraz da acı çekmek demektir.

Medyada hak ettiği gibi yer bulamamak, yalanla dolanla uğraşmak, baskıcı zihniyetlere karşı çıkmaktır Beşiktaşlılık.

“Ya benimsin, ya kara toprağın” diyerek taammüden futbolcu öldürmeye çalışan zalim kulüp başkanlarına karşı koymaktır Beşiktaşlılık.

“İmzayı atmazsa, gider çiftçilik yapar” diyenlere inat, taş taşıyıp Beşiktaşk’ı yaratmaktır Beşiktaşlılık.

Üzülme Mehmet; Beşiktaşlılık biraz da acık çekmek demektir.

Sen yeter ki, senin için geçen şu kötü günlerde, yüreğine çöken Siyah’ın yanına, aklını kaybetmeden Beyaz’ı koy.

Sonrası kolay…

Diyorum sana; “Beşiktaşlılık biraz da acı çekmektir:

”O acı ile yoğrulmak, sonra aydınlık güneşli güzel günlere ulaşmaktır Beşiktaşlılık.

Üzülme Mehmet…

Güzel günler göreceğiz… Aydınlık güneşli günler.

Biraz acı çekmek, daha çok, inanmaktır Beşiktaşlılık.

10 Haziran 2009 Çarşamba

Şeref Bey Haftası ( 8-14 Haziran )

Beşiktaşlılar,

Artık 3 yıldır geleneksel hale getirmek için çabaladığımız, “Haziran'lar Şeref'imiz için vefasızlıkla süslenmesin" diye koşturduğumuz günlerdeyiz yine...

Gelenek dediysek arkasında ilk duracak olan yine bizleriz diye başladık her Haziran'da koşturmacaya...

Şu günlerde "Şampiyon Beşiktaş" diye yeri göğü yıktığımız, dört bir yandan sımsıkı sarıldığımız Beşiktaşımızın Futbol Şubesinin kurucusu, bu yolda sağlığını feda edip hayatını da son nefesinde "Beşiktaşa Feda" sözleriyle noktalandıran Ahmet Şerafettin Bey anısına, "Şeref Bey Haftası" olarak yaşamaya, yaşatmaya meylediyoruz yine...

14 Haziran Pazar günü Saat 15:00 da "Şeref"imizi anmaya gitmek için toplanıyoruz.
Kazanda toplanıp "Şerefimize" gidiyoruz

ORADA OL !!!

Kabir Adresi: Çırağan Caddesi Yahya Efendi Sokak / Beşiktaş
Ulaşım Bilgileri: Beşiktaş'tan Ortaköy ve Boğaz yönüne giden otobüsleri kullarak Yahya Efendi Mezarlığına ulaşabilirsiniz. Yapmanız gereken Yahya Efendi durağında inip yaklaşık 200 metre yokuş yukarı yürümek.14 Haziran Pazar günü Saat 15:00 dan itibaren kazanda buluşup toplu gidilecektir.

9 Haziran 2009 Salı

Anadolu Çocukları !







Hayır hayır tahmin ettiğiniz gibi Mehmet Topuz olayı üzerine yazılmış bir yazı değil bu. Konumuz bu sefer farklı. Resmini koyduğum bu 4 zatın ağızlarından düşürmedikleri ''Anadolu çocuğuyuz, yalanla dolanla işimiz olmaz, harbi adamız, sözümüzün eriyiz vs.'' tarzından söylemleri hepimize gına getirdi. Hakikaten dedikleri gibi olsalar amenna ama yaptıklarıyla söyledikleriyle bunun tam tersi bi haldeler. Sivas'a duyulan sempatinin bitme noktasına gelmesi (hatta nefret halini alması) Bülent Uygun ve Mecnun Odyakmaz'ın yüzünden oldu. Şimdi de Kayseri'nin sözünün eri (!) başkanı ve genel menajeri aynı şeyi Kayseri üzerine uyguluyorlar bilerek veya bilmeyerek. Oysa ki hem maddi hem manevi açıdan büyük zararları oluyor takımlarına da şehirlerine de camialarına da. Umarım o şehrin insanları bu zararların farkındadırlar. Sivasspor ve Kayserispor gelişmesini beklediğimiz Anadolu futbolunun belki de sarılacak en güçlü dalları. Bu iki umut veren kulübün böyle kendini bilmez adamların elinde oyuncak olması ve bunu yaparken de Anadolu insanının mertliğini, cömertliğini, adamlığını kendilerine kalkan yapmaları yakışık almıyor. Bundan sonra ne yapıyorsanız yapın ne halt ediyorsanız edin ama ne olur kendi pisliklerinize Anadolu'yu alet etmeyin. Sizin gibi pisliklerin kirletemeyeceği kadar temiz çünkü o.



7 Haziran 2009 Pazar

İsmail Air Hayırlı Uçuşlar Diler

İsmail Er'in doğru haber yaptığını gören varsa lütfen bana haber versin, kendisine madalya, plaket, şilt ne varsa vermek istiyorum. Bugün yaptığı haberle bir kez daha yuhhh dedirtmiştir zira. Neymiş efendim Rıdvan Dilmen Antalya'da Mehmet Topuz'u Fb'ye kazandırmak için çalışmalar yürütüyormuş ama Mehmet'ten ret yanıtı almış. Az önce Ntv'de %100 Futbol'da böyle birşeyin kesinlikle olmadığını haberin baştan aşağı yalan olduğunu açıkladı Rıdvan Dilmen. Hatta İsmail Er'i aradığını haberin altında kendi imzası olmasına rağmen haberden haberi olmadığını söylemiş. Sabahtan beri haberi duyan herkes bir güzel giydiriyor Rıdvan'a, programı izlemesek bizde yiyecektik bu haberi. Bu adamın Beşiktaşlı sıfatı ile Beşiktaş muhabiri adı altında görev yapmasından oldum olası rahatsız olmuşumdur. İki kişinin aralarında kapalı kapılar ardında konuştuğu konuları dizi senaryosu gibi replik replik yazar sunar önümüze utanmadan. Her transfer döneminde kafasına göre adam getirir götürür. Tigana'nın görev süresinde bi rahat vermemişti adama, hatta giderken davalık falan olmuşlardı yanlış hatırlamıyorsam. Ve yine yanlış bilmiyorsam YD ile arasından su sızmıyor beyimizin, belki de bu kadar pervasız oluşunun arkasında bu kankalığın rolü vardır. Birisinin acil tarafından bu adama dur demesi lazım artık, Hürriyet ve bağlı olduğu medya grubu biraz olsun medya etiğinden nasibini almış olsa onlardan bekleyeceğim doğru bi davranış ama ne gezer. Zaten bunca yıldır bu adamı kapının önüne koymamaları bile herşeyi açıklıyor. İsmail Air ile uçuşa devam, aman diyim düşmeyin.

5 Haziran 2009 Cuma

Kolpa Fotomaç Durul Artık

Noooldu lan gerizekalı fotomaç, bi haftadır Topuz'u Fb'ye getiriyordun. Topuz'un ağzından söylenmiş saçma açıklamalarla iyi sattıyordun gazeteyi ama rüya bitti uyanma vakti. Hala utanmadan arlanmadan haber yapmaya devam ediyorsunuz ya ben daha ne diyim. Bile bile yalan haberler yapıp insanlarla dalga geçiyorsunuz resmen. Rijkaard'ı da getiriyordunuz Fb'ye ama ne oldu adam gitti Gs'ye. Hemde sizin Schuster'i Ramos'u getirdiğiniz Gs'ye. Her tarafınızdan yalan dolan akıyor iğreniyorum sizden. Her transfer döneminde 50 tane isim atıyorsunuz ortaya biri gelirse 'biz demiştik' diyorsunuz ne olur durulun artık !

4 Haziran 2009 Perşembe

3 Haziran 2009 Çarşamba

Şampiyonluk Sarhoşu !!

Ne güzel Şampiyonlar Ligine direk katılacağız hiç bişey yapmasak bile kasamıza 15 Milyon Euro girecek diye sevinirken sevincimizi kursağımızda bırakacak bi haberle karşılaştık ve çok afedersiniz ama bu 'enayi'liği tanımlayacak cümle bulamıyorum. Şu Dünya üzerinde Nobre'ye yıllık 2.250 Milyon Euro'yu verse verse bizim yönetim verirdi nitekim verdiler. Deveye sormuşlar 'neden boynun eğri' diye 'nerem doğru ki' demiş. Bizimkiler de o hesap, şimdiye kadar hiçbir transferde tok alıcı/tok satıcı gibi davranamadılar, alınan adamlara hep fazlasını verdiler, gidenlerden hep azını aldılar (Carew hariç ama orda da bi kazık yedik bi sonraki satış opsiyonundan) formu biraz yükselen adama değerinin üstünde verdikleri paralar ile hem oyuncunun şımarıp sözleşmelerden sonra performansının düşmesine hem de takım içi dengelerin bozulmasına neden oldular. Bobo ve Delgado geçtiğimiz sezonlara süper başlamışlar ve sözleşmelerinde iyileştirmeler yapıldıktan sonra vitesi boşa atmışlardı. Yaşı 30'a gelmiş ve tek özelliği mücadele etmek olan bi adama bu kadar para verilmez arkadaş, insanın içi acıyor, bizden çıkıyor o paralar sonra. Hadi onu geçtim, bu takımda Tello 1 Milyon gibi bir rakama oynuyor yanlış bilmiyorsam, şimdi çıkıp 2 Milyon alan Nobre'den Tello'nun performansının iki katını beklemek hakkımız değil mi ? Çok çok büyük yanlış yapılmıştır, yine çakal Figer'in oyununa geldik geçmiş olsun.

''Eşşeğe altın semer vursan eşşek yine eşşek''

5 sene üstüste şampiyon olsak, Avrupa'da başarıdan başarıya koşsak yine amatör lig takımı yönetir gibi yönetir bunlar kulübü. ŞL'ye gidecek takım bu sezon yine Diattalara Gordonlara emanet edilir. Bu yediğimiz son kazık olur inşallah.