31 Ekim 2009 Cumartesi

Beşiktaş 1 - 0 A.Gücü

Mucize galibiyetler devam ediyor çünkü maçları 8-9 kişi oynuyoruz maksimum !! Tello-Yusuf-Nihat-Nobre maç içerisinde zaman zaman hep beraber zaman zaman da nöbetleşe olarak sahadan kaybolup takımın ayarı ile oynuyorlar. Bugün maçın yıldızı tartışmasız İsmail'di. Maçı sakat sakat tamamladı ve sedye ile içeri götürüldü. İsmail'i canı yürekten kutluyorum çünkü Yusuf gibi bi meftanın arkasında oynayıpta böyle bi performans göstermek kolay iş değil. Her yazımda yazıyorum ama yine yazacağım; Yusuf yarım sezonluktu kullandık bitti daha ne diye zorluyoruz ki ? İsmail'in önünde adam gibi bi oyuncu oynarsa bu akşam ki İsmail'den daha iyi bi İsmail izleriz. Sol bekte iyi oyuncu bulmak zor, hele hele yerli bi oyuncu bulmak çok daha zor, biz bulmuşuz bari kıymetini bilelim. Umarım sakatlığı ciddi değildir Wolsfburg maçına yetişir diyeceğim ama Denizli şimdi gider o maçta Üzülmez'i oynatır ! Nihat ve Nobre yıllık toplam 5 Milyon Euro'nun üzerinde bi rakam alıyorlar, 5 Milyonluk adamlar 5 kuruşluk top oynamıyorlar, yazık... Tello'da da düzelme umudu yok gibi, yabancı kontenjanını açmak için Fink'i gönderene kadar Tello'yu gönderelim çok daha iyi olur. A.gücünde izlediğimiz eski oyuncumuz Aydın'ın Tello'dan ne eksiği var Allah'ını seven söylesin, ama önce sayın Mustafa Denizli söylesin lütfen.

Bu hücum hattı ile nereye kadar gideriz bilinmez ama iyi bi yere gidemeyeceğimiz kesin. Allah savunma hattımıza zeval vermesin diyip olayı noktalayalım.

24 Ekim 2009 Cumartesi

Eskişehirspor 0 - 1 Beşiktaş

Bu kadar eksiğin üstüne birde sahada ruh gibi dolaşan en az 3-4 tane futbolcunuz varsa kazandığınız için Allah'a şükretmelisiniz. Tello bu sezon henüz iyi bi maç çıkaramadı, sanırım hala parasal konularla meşgul kendisi. Böyle giderse hangi yabancı gitsin anketinde kendine güzel bi yer edinecek. Bobo içinse her maç aynı şeyleri yazmaktan bıktım o yüzden bişey yazmayacağım. İsmail'in Üzülmez'i kesmesi için ne yapması gerekiyor çok merak ediyorum. Nobre isterse oyuna 90+5 te girsin yine boş kaleye bi gol kaçırır kalan kısa sürede. Nihat'ı ise sona bıraktım, hadi diyelim ki golü kendin atmak için yandaki boş adama vermedin, o son vuruş nedir yahu, dağlara taşlara mı atılır o top. Sonradan bi tane daha buldu o pozisyonun aynısından ama orda topu önüne bile alamadı. 4.5 Milyon Euro bonservis ve yıllık 3 Milyon Euro gibi anormal paralara malolan bi adamın bunları yapma lüksü yok kardeşim, a-ta-cak-sın bu kadar basit ve net ! Tabi bu oyuncuları yazarken Mustafa Denizli'yi de es geçmemek lazım. Sonuçta bu adamlara tahammül eden kendisi. Hele bi Batuhan döndüğünde oynatmasında görelim, Batuhan Nobre'yi alır Boboyla çarpar Nihat'ı da onlara ekleyip 90'a takar. Necip Uysal Uğur İnceman'dan daha kötü oynamaz heralde daha doğrusu istese de oynayamaz ! Ama Mustafa Denizli varken bu gençlerin forma bulması çok zor.

Ruhsuzlar mangasının ardından yüreklilere geçebiliriz. Öncelikle 3 önemli eksiğe rağmen çok iyi savunma yapan Toraman-Kaş-Fink üçlüsüne değinmek lazım, canlarını dişlerine takarak oynadılar. Kaş'ı beğenmeyenler yine çıkacaktır ama bana göre son zamanlarda iyi maçlar çıkarıyor, bekte yaşadığı sorunlar stoper olarak yetiştiği için oluyor, bugün esas yerinde oynadı ve gayette güzel oynadı. Fink'in iki üç maç üstüste oynadığını pek göremedik umarım bundan sonra görürüz. Toraman'ın sakatlıktan döndükten sonra 2. maçı bu, sakatlanma pahasına birçok topa girdi, tekmeye kafa sokan adam rolünü yine iyi oynadı. Golü söke söke atan daha atmadan sevinmeye başlayan Ekrem'i de unutmamak lazım. Neydi o gol sevinci be valla bi ara atmayacak sandım, neyseki golü atıp sevinmeye öyle devam etti. Tabata'da oynadığı zaman bişeyler yapmaya çalışıyor ancak etrafında ona ayak uyduracak adam yok.

İlerisi için umut vermeyen galibiyetler pekte fazla mutlu etmiyor insanı ancak iki önemli rakibimizin birbiri ile oynayacağı haftada 3 puanı almak önemli. İnönü'de 1-0 yenildiğimiz Kayserispor maçının ardından oynadığımız 5 maçta 3 gol yedik 2'si CSKA'dan biri de Kasımpaşa'dan penaltıdan. Savunma olarak iyi yoldayız diyebiliriz ancak ileri uçta işler kötü. Devre arasında o bölgeye bi operasyon şart. Nobre'yi Nihat'ı altyapıya gönderip top boş kaleye nasıl atılır bunu öğreterek başlayabiliriz mesela !

22 Ekim 2009 Perşembe

Bu da Sana Kapak Olsun !

Türkiye'de futboldan anlamadan yorum yapanların sayısı hiçte az değil ama bunların içinde her boku bilirim ben havası ile ahkam kesen Mehmet Demirkol'un yeri ayrıdır bu çokbilmişler tayfasında. Şimdi gidip ''eee sevgili Mehmet Demirkol, hala Ferrari konusunda dediklerinde iddialımısın'' deseniz hiç utanmadan arlanmadan ''evet bence Ferrari sıradan bir defans oyuncusu 5 Ferrari 1 Gökhan Zan etmez'' der. Ferrari'nin İtalya'da oynadığı 5-6 maçı dahi izlemeden peşinen karar vermemek lazımmış demek ki. Değil mi sayın Demirkol !!

Wolfsburg 0 - 0 Beşiktaş

Defansif anlamda doğru işler yapıldığı zaman, doğru adamlar alınıp doğru 11'ler sahaya sürüldüğü zaman neler olabileceğini dün hepberaber gördük. Tello ve Bobo uykudan uyansalardı ve kendilerini maça verselerdi 1 değil 3 puanla dönerdik 'Kurtlar Kalesi'nden. Demek ki neymiş her maç gelene geçene 3er 5 er sallayan Wolsfburg bile kendi evinde durdurulabilirmiş. Aslında İnönü'de ki Man.Utd. ve Moskova'da CSKA maçlarında da bu oyunu oynamıştık ancak yenilen talihsiz goller işi bozmuştu. Holosko olmadığı zamanlar aradığım bir adamdır ama dün daha bi arandı, Wolsfburg'un çok adamla saldırdığı anlarda çok işe yarardı şüphesiz. Tello'nun bişey yapamayacağı ilk 15-20 dk.da belli oldu ama hoca ısrarla sahada tuttu onu, halbuki onun yerine bi Tabata veya S.Özkan oynasa daha iyi olurdu. Fink'i çoğu kişi beğenmedi ama oynadıkça form tutar böyle oyuncular, bi maç oynar 3 maç oynamazsa böyle olur işte. Bunların dışında sahada doğru işler yapan bi takım vardı.

2 hafta sonra İnönü'de tekrar kozlarımızı paylaşacağız. Grafite yok, onun yerine Martins mi oynar yoksa Dzeko tek forvet olarak mı çıkar bunu bilemeyiz ama bu sefer onların forvet hattını değil bizim forvet hattımızı tartışmalıyız. Kendi sahamız dahi olsa bu hücum hattı ile Wolsfburg'a karşı baskı kurma şansımız çok az. Umarım o maça kadar Batuhan hazır hale gelir ve oynatılır.

Maç boyunca biran olsun susmayan, Almanya'yı deplasman olmaktan çıkaran gurbetçi kardeşlerimize ve burdan gidenlere de koca bi helal olsun demek lazım takımı çok iyi desteklediler. Bu arada sözümona tribünleri temizlemeye başlayan sayın başkanımız maça hiçbir tribün liderini götürmemiş. E heralde götürmez, Ocak'ta oy verecek kongre üyelerine yer açmak lazım değil mi uçakta !

20 Ekim 2009 Salı

BJKBLOGLAR.COM

Blog aleminin sayılı Beşiktaş'lı bloglarından haberdar olmak artık daha kolay. Bir fikir-düşünce eyleme dönüştü ve Bjkbloglar.com yayın hayatına başladı.

Haydi o zaman Omuz Omuza...
Katılmak için info@bjkbloglar.com'a mail atmanız yeterli.
Tabi ki esas koşul Beşiktaş ile ilgili bir içeriğe sahip olmaktır.
---------------------------------------------------------------------------
Emeği geçen bütün arkadaşların eline emeğine sağlık. Güzel bir iş başarmışlar. Hepimize hayırlı uğurlu olsun.

18 Ekim 2009 Pazar

Beşiktaş 2 - 1 Kasımpaşa

15 Haziran 2008 - 17 Ekim 2009. Neredeyse 500 gün geçmiş be, en son 3-2 kazandığımız Çek Cumhuriyeti maçında gol atmıştı Nihat, hele şükür sonunda şanssızlığını kırdı ve golle buluştu. Üzerindeki bu gol baskısını da attığına göre bundan sonra daha farklı bi Nihat izletir diye umuyorum. Bobo'nun 100. lig maçında gol atmasıda onun adına sevindirici bi gelişmeydi. Golün dışında sahada hayalet gibi dolaştı o da ayrı bi konu tabi ki. Nereye gitmek istiyorsa gitsin artık lütfen, bıktım bedenen burda olup akıl olarak başka yerlerde olmasından. Bu iki suskun golcünün gol atması başlangıç açısından güzeldi ancak maçın sonu hiçte istediğimiz gibi bitmedi. Bu sezon en çok forma giyen 3 oyuncumuz çok önemli bi deplasmanda takımdaki yerlerini alamayacaklar malesef. Ernst'in sarısında formasını adeta yırtarcasına çeken adama kart vermeyen hakemin Ernst'e kartı hiç tereddütsüz çıkarması kendisinin maçı ne niyette yönettiğinin göstergesidir. Hani fırsatını bulsa ne penaltılar çalardı kimbilir, nitekim Ferrari'nin pozisyonunda bunu gördük. Penaltı %100 yanlıştır ancak orda o penaltıyı çalıyorsan kırmızıyı da çıkaracaksın tabiki. Sivok'un kartı ise doğruydu bana göre. Bu cesur (!) hakemlerimizi Sami Yen ve Kadıköy'de de görmek isteriz doğrusu.

Tribünlerin bu maçta nasıl bir tavır takınacağını çok merak ediyordum. Forza'nın kapanışının ardından iyice umudumu kesmiştim aslında ama beni çok şaşırtan bi tribün gördüm bugün. Gollerden sonra gelen istifa tezahüratlarına tüm stadın eşlik etmesi beni ziyadesi ile sevindirdi. Geçen maçta olduğu gibi kavga dövüş görüntüleri de yaşanmadı çok şükür. Seçimlere kadar her iç saha maçında bu şekilde devam ederiz inşallah. Demirören silahlı kuvvetlerini göremedik bu maçta, neredeydiler acaba !! Demirören'in kendisini de göremedik tabiki. Temizliğe falan gitmiştir heralde...

Mustafa Denizli'nin bize kazandırdıkları ve kaybettirdiklerini listele deseler kaybettirdiklerinin başına direk İSMAİL KÖYBAŞI yazarım. Hem papatya falı gibi bir maç oynatıyor diğer maç 18'e almıyor hem de önünde Yusuf'u oynatarak çocuğu solda yanlız bırakıyor. Yusuf'un sadece yarım sezonluk pili olduğunu ve bununda bitmiş olduğunu defalarca gördük ama hoca görmemekte direniyor. Böyle giderse bir yıldız adayını daha yıldız olamadan geldiği yere geri göndereceğiz. Toraman ve Ekrem'i birarada görünce heralde Toraman sağ bekte oynuyor dedim ama maç boyunca Ekrem sağ bekte oynadı Toraman ise Ernst'in yancısı oldu. Mustafa Denizli yakında Ernst'in yanında Batuhan'ı falan oynatırsa şaşırmam, sırayla herkesi deniyor adam orda. En son Tabata ve Ekrem'i denemişti, neyse ki Toraman onlara göre daha bi iyi oldu. Evet herkesi deniyor ancak oraya en çok yakışan adam garibim Fink mecbur kalınmadıkça tercih edilmiyor nedense. Hele hele o dururken Uğur'u almıyor mu oyuna işte ona hiç anlam veremiyorum. Uğur'a vereceğimiz paranın milyonda biri ile bi odun alsaydık ve oraya dikseydik heralde top ona çarpar yine gol olurdu ama trilyonları cebe indiren Uğur atamadı işte ! Aynı şey Serdar Özkan için de geçerli tabiki. O pası gole çeviremeyen adam gitsin kumdan kale yapsın, tabi yapabilirse. Yazıklar olsun ! Rüştü'ye Allah sağlık sıhat verse ve 80 yaşına kadar kalecilik yapsa yine top oyuna nasıl sokulur öğrenemez heralde ! Kendisine verilen bütün geri pasları taça yolladı, helel olsun büyük başarı !Tabata kendisi için ödenen bonservis parası unutuldukça daha da iyi oynayacak sanırım çünkü ne kadar konuşulursa o kadar baskı oluşturuyor adamın üstünde. 2 golünde asistini yaptı bugün, Bobo'nun golünde ki asisti ise şapka çıkarılacak cinstendi. Umarım golleri ve asistleri artarak devam eder.

Haftaya en güvendiğimiz 3 oyuncudan yoksun gideceğiz Eskişehir'e ancak o maçtan önce düşünmemiz gereken bi Wolsfburg maçı var çok önemli olan. Eskişehir'de sanırım Erhan-Kaş-Toraman-Üzülmez (İsmail bu maç 11'de çıktı diğer maç 18'e bile giremez !) defansı ile çıkarız. Allah korusun savunmada bi oyuncu sakatlansa girecek bi yedek bile yok, sadece Rıdvan var. İşimiz zor olacak.

Bu arada Kasımpaşa'da iki oyuncu var biri Ernst'in diğeri de Delgado'nun formasını giyip sahaya çıksa kimse farketmez. Ne zaman ki maç başlar o zaman anlarız kel olanın Ernst olmadığını çünkü onun kadar iyi oynayamaz, diğeri ise Delgado'dan iyi oynar hemen anlarız ! Bahsettiğim oyuncular Keller ve Moritz. Özellikle de Moritz resmen Delgado'nun kopyası. (Güzel penaltı attı çocuk)

15 Ekim 2009 Perşembe

Hele Şükür

Sonunda Demirören'in karşısına çıkan bi başkan adayı gördüm ya kimmiş neymiş hiç önemli değil. Murat Aksu başkanlık için doğru isimmidir değilmidir bunun tartışmasını yapmak beyhudedir şuan. Bu adaylık açıklaması Hikmet Çetin'in aday olmaktan vazgeçtiğini gösteriyor bize. Çünkü Murat Aksu onursal başkanımız Süleyman Seba'nın isteği üzerine ertelemişti başkan adaylığı açıklamasını. Hikmet Çetin'in aday olması halinde onun listesinde olmak şartı ile başkan adaylığını askıya almıştı Murat Aksu. Demek ki Hikmet Çetin ikna edilemedi. Umarım alanında uzman kişilerden oluşan bi yönetim kurar Murat Aksu. Parayı bastıran değil, görevini layıkiyle yapacak olanlar girsin yönetime. Efsane Başkan Süleyman Seba'nın da desteğini alırsa büyük güç kazanır Murat Aksu. Hayırlı Uğurlu olsun, inşallah devamı da güzel şekilde devam eder bu adaylığın ve Ocak'ta Demirören'den kurtuluruz.

Nevzat Demir

3 gün arayla önce babasını daha sonra da annesini kaybetti sayın Nevzat Demir. Hem hemşehrim olması dolayısıyla hemde iyi bir Beşiktaşlı olması dolayısıyla sevdiğim bi insandır Nevzat Demir. Allah sabırlar versin kendisine, merhum anne ve babasının mekanı cennet olur inşallah...

Dön Baba Dönelim

''2 kupayı unutma vefasızlık yapma'' pankartından daha büyük bi utanç yaşanamaz diyordum ama bugün itibariyle bu düşüncemden DÖNÜYORUM !!

Peki Seni Kim Temizleyecek ?

Temizlikten bahseden bu zatın her türlü pisliği başımıza saran adam olması düştüğümüz halin vehametini kat be kat artırıyor. Parayla adam tutup pankart açtıran, ne idüğü belirsiz sokak serserilerini kendi taraftarının üstüne salmaktan bir nebze olsun çekinmeyen bir adamdan da bu beklenirdi zaten. Ulan cenabet herif önce sen bi temizlende kendine gel, biz temizliği de herşeyi de senden iyi biliriz. Senin çekip gitmenden daha büyük bi temizlik olamaz bize.

4 Ekim 2009 Pazar

Fiyatınız Ne ?

Bu pankartı yaptıranlar, tutup tribüne sokanlar, açıp başkanın yaltakçılığını yapanlar, kim 'istifa' diye bağırmak istese üstüne çullanan yalandan takım için tezahürat yapıp her kavgada başrolü oynayanlar, para aşkı Beşiktaş aşkının önüne geçen tüm SATILMIŞLAR !!

Fiyatınız ne ??

Kaça satıyorsunuz siyah beyaz aşkınızı ??

Siz Beşiktaşlıysanız ben değilim ulan !!

Bomboş kaleye gol atamayan bi adama yılda 2.1 Milyon Euro veren bi yönetimin neyinden memnunsunuz anlamıyorum ki. 6 yılın bilançosunu alınan 2 kupa nasıl örtüyor ? Kaybolan değerlerimiz, yokolup giden herşey bu kadar kolay mı unutuluyor ?

Basiretsizliği, beceriksizliği yüzüne vurulurken pişkin pişkin sırıtan sevgili başkanımız gitmemekte kararlı anlaşılan, hem niye gitsin ki 2 kupa aldırmış adam ! Bizde çok vefasızız yahu !