30 Kasım 2009 Pazartesi

Sivasspor 0 - 1 Beşiktaş

Çok zorlu geçeceği belli olan Kasım ayını sadece Wolsfburg mağlubiyeti ile atlatmış bulunmaktayız o maçı da kaybetmesek herşey çok daha güzel olacaktı ancak olmadı. Ligi daha 3. haftada bitiren Gs ve Fb'yi uzay takımı ilan edip bizi hepten silenler şimdi ne düşünüyorlar çok merak ediyorum. Şişirdikleri balonlar çok fena patladı. Haftaya içerde Diyarbakırla, sonraki haftada deplasmanda Manisa ile oynuyoruz bu iki maçta da bi kaza yaşamayacağımızı düşünüyorum, bu maçlardan sonra ilk yarının son haftasında içerde Bursa ile oynuyoruz eğer o maçı da kazanırsak ilk yarıyı rahatlıkla lider bitirebiliriz.

Yan hakem Bobo'nun golünü ofsayt diye kesmese maç daha ilk yarı bitmeden bitecekti. Bobo'nun sakatlanması ise takımı çok kötü etkiledi, yerine giren oyuncunun Nobre olması da bunda büyük etken tabiki. Hazır durumdaki bi Batuhan varken Nobre'yi oyuna almak intihardan başka bişey değildir, 9 aydan fazla oldu gol atamayalı bu gidişle uzunca bi süre daha atamaz zaten, yazık ona verilen 2.2 Milyon Euro'ya. Takım savunmamıza her maç yazısında övgüler diziyoruz az bile söylüyoruz belki ama artık övmeyeceğim çünkü nazar değecek. Abartmak istemem ama Beşiktaş tarihinin defansif anlamda en iyi dönemini yaşıyor, ilk yarıyı büyük ihtimalle 10 golden daha az yiyerek tamamlayacağız bu müthiş bi başarı, maaşallah diyelim. İ.Kaş'tan 4 4lük sağ bek olmaz belki ama artık o bölgeye alıştı İ.Kaş, bugün yaptığı asistle de bunu gösterdi, çok beğendim bugün kendisini. Ekrem bu hızla giderse yeni çekilecek Batman filminde Joker rolünü rahatlıkla oynar, adam her mevkide oynuyor yahu bi ara kalede de denesek mi acaba ? İ.Üzülmez son 3 maçtaki oynuyla bi senelik yerini daha garanti etti hayırlı olsun.

Geçen sezon beyaz forma uğurluydu bu senede damalı forma han o çıktığında beğenilmeyen forma. Ara ara çubukluyu da kullanmak lazım tabiki ama o pençe formamıdır nedir mümkünse semtimize uğramasın. Geçen hafta bayramı yaşatmaya başlayan Beşiktaşımız bayramın kapanışını da güzel bi şekilde yaptı, darısı Mayıs ayına inşallah.






27 Kasım 2009 Cuma

Bu Sefer Fena Oturdu İçinize İtiraf Edin

Bu hazımsızlar tayfasının bizim başarılı sonuçlarımızın ardından şişmesine alışığız ancak son 3 büyük maçımızda aldığımız galibiyetler iyice içlerine oturdu. Kendileri Manchester'ı 3-0 yendiklerinde karşılarında kim vardı, hangi genç oyuncular vardı hatırlamayanlar bizim karşımızda ki takıma 'veletleri yendiniz' gibisinden çamur atıyorlar. Kuduz olmuş köpek edasında ki bu davranışlar elbetteki galibiyet kadar keyif veriyor bize ama insan ister istemez üzülüyor böyle cahillerin varlığını görünce. Birde defans yaptığımız için eleştirenler varki onlara daha da fazla acıyorum. İyi savunma yapmak suç mu yani ? Eldeki kadro yapımıza göre bizden de bu çıkıyor napalım yani. Bunu söyleyen adamların tuttukları takımlar (bu aralar çoğunlukla bizim takımları tutuyorlar orasıda ayrı) sanki her maç Brezilya gibi gelene 5 gidene 6 atıyorlar. HÜCUM MAÇ KAZANDIRIR SAVUNMA ŞAMPİYON YAPAR gençler büyükleriniz öğretmedi mi size bunu. Bundan sonra tek bir dileğim var o da her maçımızı 1-0 kazanmak hemde maç boyunca sadece bir pozisyona girerek, bunların kudurmalarını izlemek zevkli oluyor beter olsunlar. Tarih 'Manchester yedek takımla çıktı Beşiktaş öyle kazandı' diye yazmayacak 'Evinde Avrupa kupalarında 23 maçtır yenilmeyen Manchester'ı Beşiktaş yendi yazacak' 'Tarihinde Avrupa kupalarında Old Trafford'da sadece 7 yenilgisi olan Manchester 8.yi Beşiktaş'tan aldı' diye yazacak tıpkı Barcelona'yı Chelsea'yi Liverpool'u yazacağı gibi. Kimse de çıkıp karşınızda yedek takım vardı size 1 buçuk puan veriyoruz da demeyecek haliyle tabi.


Bu şişmiş bünyelere her zaman maden sodası tavsiye ederdim ama bu sefer çamaşır sodası tavsiye ediyorum için geberin inşallah...

Mutlu Bayamlar

Beşiktaşımız sağolsun bize bayramı 1 hafta önceden yaşatmaya başlamıştı zaten. Böyle güzel, mutlu nice bayramlara erişmemiz dileğiyle. Herkese hayırlı ve mutlu bayramlar diliyorum.

26 Kasım 2009 Perşembe

Şeytan Taşlama

Grup kuraları çekildiğinde birisi çıkıp deplasmanda 4 puan alacağımızı ama gruptan çıkamayacağımızı söylese bi tarafımızla gülerdik elbette. Şimdi gelde içerde kaybettiğimiz Wolfsburg maçına yanma. Şimdi CSKA ile resmen final maçına çıkacağız, üstelik bizim galibiyetimiz tek başına yetmiyor, Almanya'dan da hayırlı haberler bekleyeceğiz. Üzerindeki baskıyı atan takımımızın o maçta da gereken skoru alacağını umuyoruz tabiki, yoksa Old Trafford'da alınan galibiyetin prestijden başka anlamı kalmaz.

Kasım ayına girdiğimizde herkes zorlu fikstürden kaç puanla çıkarız bunun hesabını yapıyordu ama kimse Trabzon-Fenerbahçe-Manchester Utd. 3lüsünden 9 puanla çıkacağımızı öngöremezdi. Çok büyük iş başardık. Galibiyetin mimarı olarak Rüştü'yü görüyorum ben, özellikle son dakikalardaki kurtarışlarıyla 'ben yıkılmadım' dedirtti, helal olsun Rüştü'ye. Defansif anlamda karakterli bi takımın neler yapabileceğini de bir kez daha görmüş olduk. Ferrari-Ernst-Fink nere iki sezon önceki defans hattımız nere (G.Zan-Diatta-M.Sedef-Koray) Burnu kırılan İ.Toraman ve İ.Kaş'ta müthiş savaştılar dün gece. Ekrem'i beğenmeyenler burun kıvıranlar bugün en yakın hastaneye burunlarını düzeltmeye gitsinler. İ.Üzülmez ve İsmail'i önlü arkalı oynatmak çok akıllıca bi fikirdi ki bu da meyvesini verdi, İsmail'in maçın belli bölümlerinde forvete kadar gitmesi ve sanki 40 yıldır CL'de oynuyormuş gibi panik yapmadan sakince işini yapması yüzleri güldürdü. Tello golü attı ve yokoldu Bobo zaten hiç yoktu ancak maçı kendi yarı alanımızda kabul ettiğimiz bi maçta onlarada fazla bişey diyemiyoruz.

Maçtan önce fark bekleyen, elalemin şeyiyle gerdeğe girmeyi alışkanlık haline getirmiş leş kargalarına fırsat vermediğin için teşekkürler Beşiktaş'ım.

23 Kasım 2009 Pazartesi

Polis Kameraları Ne İşe Yarıyor ?

Maçın devre arasında Eski Açıkta çıkan olayları herkes Tv'den ya da stadın belirli yerlerinden görmüştür ama olayların tam ortasında bulunan biri olarak dikkatimi çeken bazı detayları paylaşmak istiyorum. İlk yarının bitmesi ile beraber skorboard'un hemen arkasındaki duvarın oraya bikaç Fenerli çıkmış ellerine ne gelirse atıyorlar bizim tarafa doğru, sonra bizim taraftan da yüklenmeler başlıyor onlara karşı ve araya hemen polis giriyor ve üzerlerine şişe, koltuk ve çakmak gibi maddeler yağan taraftarları süpürüyor atanları durdurmak yerine ! Oysa ki Fenerbahçelilerin olduğu tarafta 3-5 kişi atıyor herşeyi onları durduran kimse olmadığı için ellerini kollarını sallaya sallaya yanıbaşımıza kadar gelebiliyorlar, bizi durdurmaya çalışan Emniyet Amirine 'onları neden durdurmuyorsunuz' diye sorduğumda 'tamam siz çekilin onlar dururlar' cevabını alıyorum ama bu sırada üzerimize yabancı maddeler yağmaya devam ediyor, biri az daha konuştuğum amirin başına değiyordu (keşke kafasına gelseydi de feleği bi şaşsaydı) Esas değinmek istediğim konu ise polis kameraları. Bizim tarafta o kadar çok polis kamerası var ki sanırsın maç değil Oscar'da Kırmızı Halı töreni yapılıyor. Fener tarafında ise bi tane göstermelik kamera var o da nereyi çekiyor meçhul. Bu tip tutarsızlıklar hemen her maç yaşanıyor ve değişen hiçbişey olmuyor malesef. Başımızda ki başkan bozuntusu bizi kimlik kontrolü ile stada alacağına biraz şu işlerle ilgilense hiçte fena olmayacak.

Pişmanım

Tümer Fenerbahçe'ye gittikten sonra sarı lacivertli forma ile İnönü'ye ilk çıktığında yüzünden belliydi ne kadar pişman olduğu. 2 gün önce M.Topuz'da da aynısını gördüm ben. Maç içerisinde ki hal ve tavırlarından da açıkça belli oluyordu pişmanlığı. Sırf bizim şampiyonluğumuz gölgelensin diye alınan bi mal olduğunu o da anlamış demekki. Bundan sonra adımlarını daha bi düşünerek atar umarım.

14 Kasım 2009 Cumartesi

Sanma ki Susacağız

Temizlik tam gaz devam ediyor. Küfür ettikleri gerekçesiyle 36 taraftara 1 yıl stadlardan men cezası geldi. Ceza alanlar arasında Alen'de var. Bu cezalar ilerleyen haftalarda 'yeter' diyeceklere bir gözdağı niteliğinde tabi ki. Şeref tribününde onca adamın ortasında taraftarına küfreden bir başkanın bu yıldırma hareketlerine teslim olacak değiliz biz. Fenerbahçe maçında da var gücümüz ile bağıracağız. Gelde sustur bizi başkan susturabiliyorsan !

Benim en çok zoruma gidende asıl görevi memlekette huzuru sağlamak olan Emniyet'in bu oyuna ortak olması. Küfür eden taraftarlar bu cezayı alıyorsa kadın çocuk ayırmaksızın taraftar dövenler ne olacak ? Küfürü tespit eden kameralar onları neden tespit etmiyor ya da edemiyor ? Bir alt postta dediğim gibi siz önce gidin faili meçhullerle uğraşın sonra sıra bize de gelir.

Zamanında biz Demirören'i istifaya davet ederken bizi susturan arkadaşlar mutlumusunuz şimdi ??

8 Kasım 2009 Pazar

Mr. Muscle ve Müdür

Temizliğe devam ediyor bizim büyük (!) başkan. Bu boş deplasman tribünleri de bu temizliğin bi parçası. Önce kendisini temizlemesi gerektiğini anlayana kadar deplasmanlar böyle geçecek malesef. Utanmasa İnönü'ye bile almayacak bizi artık. Ne koltuk sevdasıymış arkadaş.

Ben bu yazıyı yazdım diye şimdi İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın benim peşime falan düşmesin. Memlekette herşey sütliman asayiş her daim berkemal ya sayın emniyet müdürü işi gücü bıraktı bizim peşimize düştü. Neymiş başkana küfür etmişiz. E oda bize ediyo, adam tutup bize saldırtıyor, önce onu yakalasana müdüüüüür ! Küfürü hoşgörmüyorum tabi ki ama adam gibi istifa et diyince anlamıyor adam, bizde onun sevdiği tarzda tepki veriyoruz (göreve küfürle geldi) Sen önce faili meçhulleri bi çöz, esas suçluları bi yakala sonra sıra bize de gelir. Baktın olmuyo Osmaniye'ye bi telefon aç ordaki iyi bilir bu işleri az uğraşmadı bizle sonuçta.


Resim için ''Rakamla 10'' bloga teşekkürler. İzinsiz aldım kusura bakmasın :)

Sayın Kongre Üyeleri

''DEMİRÖREN SANDIKTAN ÇIKMASIN, VİRÜS DAHA FAZLA YAYILMASIN''

7 Kasım 2009 Cumartesi

Trabzonspor 0 - 2 Beşiktaş

Kaleyi bulan ilk şutunu 48. dakikada atan ve bu şutta golü bulan takımımızın böylesine zorlu bi deplasmandan 3 puanla dönüyor olması çok sevindirici. Oynadığımız defansif futbol çok eleştiriliyor ama eldeki mevcut kadro ile ancak böyle bi oyun oynanırdı bence. İlerde kullanacak fazla adamımız olmadığına göre yapılacak şey belliydi; geri çekilip beton gibi sapasağlam olan savunmamıza güvenip sürpriz gol(ler) bulmak. Herşeyden önce Hakan'a değinmek lazım aslında, en az 5 tane %100 lük golü önledi bugün kurtarışlarıyla. Bu 3 puanda Hakan'ın payı çok büyüktür, hakkını teslim etmek lazım helal olsun. Maça nasıl başlıyorsa öyle gidiyor Hakan, maçın başlarında Umut'un kafa vuruşunu ve uzaktan şutunu çıkarması motivasyonunu yükseltti ve bu sayede müthiş bi maç çıkardı. Üst üste bi kaç maç böyle oynarsa özgüvenini tekrar geri kazanır ama Rüştü efendi kafasına eserse sakatlıktan çıkar (!) ve kaleyi alır tekrar.

İsmail'in savunması kötü diyor çoğu kişi ancak bugün çok iyi savunma yaptı bana göre, üstelik önünde kimse yoktu Ernst'in yardımlarını saymazsak. Gittikçe yükselen bir grafiği var, Ferrari ve Sivok'tan biraz daha bişeyler öğrenirse dört dörtlük bi bek olur. Üzülmez'i yedek kulübesinde görmek ne de güzel oluyor be. İlk yarıda çok etkisiz görünen Nobre ve Tabata'ya ise fazla bişey diyemeyiz çünkü ilerde çok yanlız kaldılar. Onlara bişey diyemeyiz ama sonradan oyuna giren Bobo'ya bişeyler diyebiliriz. 80. dakikada bitebilirdi bu maç ama sağolsun ruhsuz Bobo zor olanı yaptı ve bomboş kale dururken topu kaleciye nişanladı, aklının Beşiktaş'ta olmadığını çok belli ediyor. Biran önce gitsin nereye gidecekse bizde rahatlayalım böylece. Forvette İlhan Mansız'ı Pascal Nouma'yı görmüş adamlarız biz Bobo gibi ruhsuzlar bünyede şişkinlik yaratıyor. Ruhsuzgillerden Uğur İnceman'a da değinmek lazım. Aslında ruhsuz değil bizzat kendisi ruh adamın. Altyapıda ondan çok daha iyi oyuncular var yazık oluyor çocuklara.

Trabzonspor içinde bi kaç şey söylemek lazım. Geçen sezon Ersun Yanal'ı istifa ettirdiklerinde bitirmişlerdi aslında bu sezonu da. Tam emeklerinin karşılığını almaya başlayacakken yedi bitirdiler adamı. Bu sezona Ersun Yanal ile girselerdi çok daha iyi durumlarda olurlardı bence. Ersun Yanal giderken onun başını yiyenler olarak Umut-Gökhan ikilisini idam sehpasına yatırmıştık ama yanılmamışız. Yazık bu Trabzon defansına yazık bu Trabzon orta sahasına, adamlar herşeyi yapıyorlar ancak ilerdeki iki etkisiz eleman bütün emeği heba ediyor. Trabzonspor taraftarına da çok şaşırdım, yönetimi istifaya davet ediyorlar ya ondan. Kardeşim yönetim daha ne yapsın, eldeki imkanlara göre iyi bi kadro kurdular bence Umut odunu bomboş pozisyonda golü atamıyorsa yönetim ne yapsın, Gökhan ayağına gelen bi topa bile hareketlenmiyorsa suçu yönetimde aramayacaksın. Formda bi Fatih Tekke olsa şu takımda olacakları düşünmek bile istemiyorum. Trabzonspor'un reçetesini de yazdığımıza göre yazımızı bitirmenin zamanı gelmiştir.

5 Kasım 2009 Perşembe

Sinan Bolat

Standart Liege'in maçlarını 90 dakika takip etme şansımız olmadığı için maç özetleriyle yetiniyoruz ancak o kısacık özetler bile Sinan Bolat'ın ne kadar iyi bi kaleci olduğunu gösteriyor bize. 21 yaşında ancak hiçte acemi durmuyor kalede. Yaşadığımız kaleci sorunu malum. E yabancı kontenjanından dolayı kaleyi bi yabancıya emanet etme gibi bi lüksümüz de yok. Gordon, Zapo, Delgado döndüğünde 11 yabancıya ulaşacağız ! Hani bu hengamede ne kadar kafa yorulur bu konuya bilmiyorum ama kimse kapmadan gidip almak lazım bu çocuğu. Bu performansı sürerse yakında milli takımın kalesini de rahatlıkla devralır.

Almak lazım diyorum ama bir yandan da kendisi için gelmemesini istiyorum çünkü yiyeceği ilk hatalı golde adamı günah keçisi ilan edeceğiz yuhalayacağız. Kalecilere sabır gösterme konusunda hiç iyi değiliz. Defans hattını Baki-Zan-Diatta-M.Sedef-Gordon gibi adamlardan kurup kaleciyi suçlamışlığımız yok değil hani. Ulan bu defans hattının arkasında kalede Buffon-Cech-Casillas üçlüsü güçlerini birleştirse yine bişey yapamaz.

Rüştü sezon sonunda ayrılacağım falan demiş sanırım, zaten taraftar tepkilerinden sonra kalması sürpriz olur. Hakan ise artık kafa olarak bitmiş durumda, bu saatten sonra ondan bize yar olmaz. Büyük bir kaleci sorunu bizi bekliyor dostlar. Az derdimiz var ya bunu da ben hatırlatiyim dedim !

4 Kasım 2009 Çarşamba

Yılmaaaaz Bu Ne ?

-Rezil kere rezil bi insandır ağam.

-Ne olmuş ki bu adam bu kadar sinirlenmiş ?

-Göreve geldiğinden beri yönettiği takımını başarıdan başarıya koşturmasına rağmen (!), aldığı her futbolcudan milyon dolarlar kar etmesine rağmen (!), yaptığı büyük büsbüyük işlere rağmen kendisini istifaya davet eden taraftarlarına isyan ediyor kendisi.

-Etrafında ona acıyan gözlerle bakanlar kim peki ?

-Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, Federasyon yöneticisi Lütfi Arıboğan, Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Beşiktaş'ın eski yöneticilerinden işadamı İhsan Kalkavan ve Azeri milyarder Mübariz Mansimov.

-Bu kadar önemli adamların yanında böyle hareket etmekte neyin nesi Yılmaz, ne yapmak lazım bunu ?

-Ocak ayında seçim var ağam, bir güzel sandığa gömmek lazım ama pek ihtimal dahilinde görünmüyor bu.

-Neden ?

-Başkanın paralı KÖPEKLERİ var ağam, bana oy vereceksiniz dedin mi verirler hiç durmazlar. Takım batmış bitmiş onların pek umurlarında değildir onlar kendi çıkarlarına bakarlar.



Şu görüntünün anlattıkları aslında daha fazla ama bu kadarını yazalım yeter bize. Sen değilmiydin küfürle gelen sayın başkan. Bak işte o kullandığın pis silah gün gelir seni de vurur. (Silahı kullanan yani küfür eden taraftarlara ise hiç girmiyeceğim, siz değilmiydiniz yıllarca bu adamın yaptıklarına karşı sessiz kalan, şimdi küfür ederek kendinizi de rezil ediyorsunuz)

Kuyunun dibindeyiz an itibariyle, ya Ocak'ta adam gibi bi yönetim gelir herşeyi temizler ya da bu insan müsfettesi tekrar gelir ve herşey olduğu gibi devam eder.

Yeteeerrrr !!


İnsanda biraz utanma biraz arlanma olur be, daha ne olmalı senin istifa etmen için bilmiyorum ki. Küme falan mı düşmeliyiz gitmen için. O kadar yüzsünsün ki istifaya çağrılırken bile aklından ''nasıl etsem de Ocak'ta tekrar başkan seçilsem'' düşünceleri geçiyor biliyoruz bunu. Bu saatten sonra top artık kongre üyelerinde. Bu adama (buradaki adam lafın gelişidir) oy veren BEŞİKTAŞLI DEĞİLDİR SATILMIŞ KÖPEKTİR !! Bu kadar açık ve net.
Gülüşe bak allasen ya, Allah bi daha yüzünü güldürmez inşallah ne diyim ki ben sana daha...

Sen Önce Kendine Bak !

Sanki kendisi görevini tam yapmışta bi de utanmadan taraftara sallıyor Mustafa Denizli. Evet bugün çok iyi bi taraftar performansı sergileyemedik ancak taraftara gelene kadar neler var neler sayın hocam. Taraftarın yönetim aleyhine yaptığı tezahüratlar takımı etkiliyormuş ! Bak sen şu işe yahu, sanki takım takır takır top oynuyorda taraftar engel oluyor kaldı ki yönetim aleyhine tezahüratlar 2. golden sonra başladı. Yönetim-hoca-futbolcu bir oldunuz herşeyin içine ettiniz şimdi suçu başka yerde değil kendinizde arayın lütfen. Şikayet ettiğiniz bu taraftar ile nice başarılar yakalandı...

Ernst'in Bağırsağı

Şampiyonlar Liginde tur kovalayan bir takımın var ile yok arasında ki durumu bir futbolcunun bağırsağına göre değişebilir mi ? Eğer takımın adı Beşiktaş ise evet ! Tek bir adamı çıkarınca sistem çöküyor işte bizde. Hoş bir sistem var mı yok mu o da belli değil ama varolan da çöküyor işte böyle. Tembel oyuncularımız -Sivok ve Ferrari hariç- alışmışlar her topa Ernst'in koşmasına alışmışlar her açığı onun kapamasına. Birden sudan çıkmış balığa döndüler haliyle. Bugün sahada ne yaptığının farkında olmayan bi takım vardı. Denizli sadece 11'i kurmuş sahaya sürmüş, kim nerde oynuyor kim ne görev yapıyor belli değil. Topu alan 'ben şimdi ne yapacağım' bakışı atıyor önce bi, sonra da kaybediyor haliyle. Bu takımla üst tura çıksak ne olacaktı ki sanki. 3.lük bile Kaf Dağının ardında artık. Geçmişler ola...